<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam - Halil Durmus</title>
	<atom:link href="https://www.halildurmus.com/category/yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.halildurmus.com/category/yasam/</link>
	<description>Official Website</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Feb 2025 13:33:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/06/1-HalilDurmusRetina-150x150.png</url>
	<title>Yaşam - Halil Durmus</title>
	<link>https://www.halildurmus.com/category/yasam/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zeigarnik Etkisi: Bitmemiş Görevlerin Bellek Üzerindeki Etkisi</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2025/02/24/zeigarnik-etkisi-bitmemis-gorevlerin-bellek-uzerindeki-etkisi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2025/02/24/zeigarnik-etkisi-bitmemis-gorevlerin-bellek-uzerindeki-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 05:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bellek-ve-motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Görev-yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Verimli-çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Zeigarnik-etkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok insan, günlük yaşamda birden fazla görevle meşgul olur. Bazılarını tamamlarız, bazılarını ise tamamlamadan bırakırız. Tamamlanmamış görevlerin zihnimizde yer ettiğini ve bizi rahatsız ettiğini fark etmişsinizdir. İşte bu durumun psikolojik bir fenomeni olan &#8220;Zeigarnik Etkisi&#8221; devreye girer. Bu makalede, Zeigarnik Etkisi&#8217;nin tanımı, tarihi, açıklaması ve gerçek hayattaki uygulamaları incelenecektir. Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış görevlerin veya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2025/02/24/zeigarnik-etkisi-bitmemis-gorevlerin-bellek-uzerindeki-etkisi/">Zeigarnik Etkisi: Bitmemiş Görevlerin Bellek Üzerindeki Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Birçok insan, günlük yaşamda birden fazla görevle meşgul olur. Bazılarını tamamlarız, bazılarını ise tamamlamadan bırakırız. Tamamlanmamış görevlerin zihnimizde yer ettiğini ve bizi rahatsız ettiğini fark etmişsinizdir. İşte bu durumun psikolojik bir fenomeni olan &#8220;Zeigarnik Etkisi&#8221; devreye girer. Bu makalede, Zeigarnik Etkisi&#8217;nin tanımı, tarihi, açıklaması ve gerçek hayattaki uygulamaları incelenecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış görevlerin veya işlerin, tamamlananlara kıyasla daha fazla bellek izleri bıraktığı ve daha fazla düşünceye neden olduğu psikolojik bir fenomendir. Bu etki, Sovyet psikolog Bluma Zeigarnik tarafından 1920&#8217;lerde keşfedilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="750" height="350" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Bluma-Zeigarnik.jpg" alt="" class="wp-image-4930" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Bluma-Zeigarnik.jpg 750w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Bluma-Zeigarnik-300x140.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zeigarnik etkisi, bir görevin tamamlanmadığı durumlarda, zihnimizin bu görevle ilgili bilgileri ve detayları hatırlama eğilimi gösterdiğini ileri sürer. Örneğin, bir ödevi tamamlamadan bıraktığınızda veya bir işi bitirmeden önce mola verdiğinizde, zihninizi sürekli olarak o tamamlanmamış göreve geri getirme eğilimi gösterirsiniz. Bu durumda, ara verme ve dinlenme süreçleri, tamamlanmamış görevlerin zihninizi meşgul etmesini engellemek ve daha iyi odaklanmanızı sağlamak için önemli bir rol oynar. Bu, beyin tarafından tamamlanmamış görevin hala önemli olduğu ve tamamlanması gerektiği mesajını iletmek için kullanılan bir mekanizmadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zeigarnik etkisi, tamamlanmamış görevlerin insanların dikkatini çekmeye ve onları motive etmeye devam ettiği fikrini destekler. Tamamlanmamış görevler, bir tür &#8220;beyin gerilimi&#8221; yaratır ve insanlar bu gerilimi ortadan kaldırmak için görevi tamamlamak veya sonuca ulaşmak için çaba harcamaya yönlendirilir. Bu etki, bir görevin tamamlanmasının duygusal tatmin ve rahatlama sağlayabileceğini düşündürür.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="750" height="421" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi.jpg" alt="" class="wp-image-4939" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi.jpg 750w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zeigarnik Etkisi, tamamlanmamış görevlerin bellek üzerindeki etkisini açıklayan bir fenomendir. Tamamlanmamış görevler, zihnimizde daha fazla yer tutar ve bizim üzerinde çalışmamızı gerektiren bir &#8220;beyin gerilimi&#8221; yaratır. Bu etki, pazarlama, eğitim ve diğer birçok alanda uygulanabilir ve insan davranışlarını etkileyebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Zeigarnik Etkisi, zihinsel süreçlerimizi anlamak ve daha verimli çalışmak için neler yapabiliriz?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Zeigarnik Etkisi&#8217;nden yararlanarak zihinsel süreçlerimizi anlamak ve daha verimli çalışmak için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"> <strong>1. Görevleri parçalara ayırma</strong>: Büyük ve karmaşık görevleri küçük parçalara bölerek daha kolay yönetilebilir hale getirebilirsiniz. Tamamlanmamış bir görevi hatırlamak ve üzerinde çalışmak için daha kolay bir hedef belirlemek, Zeigarnik Etkisi&#8217;nin zihninizi motive etmesine yardımcı olabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="650" height="400" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi-1.jpg" alt="" class="wp-image-4934" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi-1.jpg 650w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/Zeigarnik-Etkisi-1-300x185.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2. Görevleri not alma</strong>: Tamamlanmamış görevleri not almak, zihninizi görevlerle meşgul etmek yerine bilgileri dışarı aktarmanıza yardımcı olur. Bu, zihninizi rahatlatır ve daha fazla odaklanmanıza olanak tanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="421" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/not-tutma.jpg" alt="" class="wp-image-4932" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/not-tutma.jpg 750w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/not-tutma-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.</strong> <strong>Önceliklendirme</strong>: Tamamlanması gereken görevleri önceliklendirerek, Zeigarnik Etkisi&#8217;nin stres yaratmasını engelleyebilirsiniz. Öncelikli görevlere odaklanarak, tamamlanmamış görevlerin baskısı altında kalmadan daha verimli çalışabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>4.</strong> <strong>Araştırma ve öğrenme süreci</strong>: Zeigarnik Etkisi, öğrenme sürecinde de kullanılabilir. Öğrenmek istediğiniz konuları veya bilgileri parçalara bölerek öğrenme sürecini daha etkili hale getirebilirsiniz. Tamamlanmamış öğrenme süreci, bilgilerin uzun süreli bellekte kalmasına ve daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>5.</strong> <strong>Ara verme ve dinlenme</strong>: Zeigarnik Etkisi, ara verme ve dinlenme süreçlerinde de rol oynar. Tamamlanmamış görevler zihninizi meşgul edebilir ve sürekli düşünme halinde olmanıza neden olabilir. Ara vermek ve dinlenmek, zihninizi rahatlatarak daha iyi odaklanmanızı sağlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="486" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/dinlenme.jpg" alt="" class="wp-image-4933" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/dinlenme.jpg 750w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/07/dinlenme-300x194.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 750px) 100vw, 750px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>6.</strong> <strong>Görevlerin tamamlanmasını sağlama</strong>: Zeigarnik Etkisi&#8217;nin olumsuz etkilerinden kurtulmak için görevleri tamamlamaya odaklanmak önemlidir. Tamamlanmış görevler, zihinde daha az yer kaplar ve daha az stres yaratır. Görevlerin tamamlanmasını sağlamak için zaman yönetimi becerilerini geliştirmek, öncelikleri belirlemek ve kendinizi motive etmek önemlidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, Zeigarnik Etkisi&#8217;nden yararlanarak zihinsel süreçlerinizi daha iyi anlayabilir ve daha verimli çalışabilirsiniz. Görevleri parçalara ayırarak, not alarak, önceliklendirerek, araştırarak ve öğrenerek Zeigarnik Etkisi&#8217;nden faydalanabilirsiniz. Ayrıca, ara verme ve dinlenme süreçlerini kullanarak görevlerin tamamlanmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde, zihninizi daha iyi yönetebilir ve daha etkili bir şekilde çalışabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynakça: <a href="https://evrimagaci.org/zeigarnik-etkisi-tamamlamadiginiz-isleri-ve-bitirmediginiz-gorevleri-neden-daha-sik-hatirliyorsunuz-9439" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Evrimagaci</a>, <a href="https://www.verywellmind.com/zeigarnik-effect-memory-overview-4175150" target="_blank" rel="noreferrer noopener">verywellmind</a>, <a href="https://www.moneythor.com/2021/05/05/the-zeigarnik-effect-behavioural-science-in-banking/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">moneythor</a></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2025/02/24/zeigarnik-etkisi-bitmemis-gorevlerin-bellek-uzerindeki-etkisi/">Zeigarnik Etkisi: Bitmemiş Görevlerin Bellek Üzerindeki Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2025/02/24/zeigarnik-etkisi-bitmemis-gorevlerin-bellek-uzerindeki-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşam ve Ölüm: İnsanın Anlam Arayışı</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2024/11/23/yasam-ve-olum-insanin-anlam-arayisi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2024/11/23/yasam-ve-olum-insanin-anlam-arayisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Nov 2024 11:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4955</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanoğlu varoluşunun ilk anlarından itibaren, yaşamın anlamını sorgulamış, ölümün gizemine dair düşüncelere dalıp çıkmış bir varlık olmuştur. Bu evrensel sorular, insanın bilinci ve sezgisiyle derinlemesine etkileşim içerisindedir. Yaşam ve ölüm kavramları, insanların düşüncelerini, inançlarını ve kültürel yapılarını şekillendiren temel taşlardır. Bu makalede, insanın yaşam ve ölümle ilgili anlam arayışını derinlemesine inceleyeceğiz. Yaşamın Anlamı: İçsel Keşif [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/11/23/yasam-ve-olum-insanin-anlam-arayisi/">Yaşam ve Ölüm: İnsanın Anlam Arayışı</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İnsanoğlu varoluşunun ilk anlarından itibaren, yaşamın anlamını sorgulamış, ölümün gizemine dair düşüncelere dalıp çıkmış bir varlık olmuştur. Bu evrensel sorular, insanın bilinci ve sezgisiyle derinlemesine etkileşim içerisindedir. Yaşam ve ölüm kavramları, insanların düşüncelerini, inançlarını ve kültürel yapılarını şekillendiren temel taşlardır. Bu makalede, insanın yaşam ve ölümle ilgili anlam arayışını derinlemesine inceleyeceğiz.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Yaşamın Anlamı: İçsel Keşif ve Amaç</h4>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar, yaşamın anlamını bulma çabası içinde çeşitli yollar izlerler. Kimi insanlar içsel bir keşif süreciyle, kendi duygularını, tutkularını ve yeteneklerini keşfederek yaşamlarına anlam katmaya çalışır. Bu yaklaşım, kişinin kendini gerçekleştirmesine ve içsel tatmin bulmasına olanak tanır. Birçok kişi, ahlaki değerlerini ve önceliklerini belirleyerek yaşamlarını anlamlandırır. Başkalarına yardım etmek, toplumsal sorumluluklarını yerine getirmek ve olumlu bir iz bırakmak gibi hedefler, yaşamın anlamını bulma yolunda rehberlik edebilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Kültürel ve Dini Perspektifler: Ölümün Anlamı</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Ölüm, insanlık tarihinde derin bir etki bırakan ve çeşitli inanç sistemlerini şekillendiren bir kavramdır. Farklı kültürler, ölümü farklı şekillerde anlamlandırır ve bu anlamları ritüeller, semboller ve hikayeler aracılığıyla ifade ederler. Bazı dinler, ölümün bir geçiş olduğuna, ruhun başka bir boyuta veya yaşama doğru ilerlediğine inanır. Ölüm, bu bakış açılarına göre yeni bir başlangıç veya ödül olarak kabul edilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="294" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/KulturelveDiniPerspektifler.jpg" alt="" class="wp-image-4956" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/KulturelveDiniPerspektifler.jpg 600w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/KulturelveDiniPerspektifler-300x147.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h4 class="wp-block-heading">Felsefi Düşünceler: Varoluşçu ve Deterministik Görüşler</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Felsefe, yaşamın anlamı ve ölümün anlamı konularında derinlemesine düşünceler sunar. Varoluşçuluk, bireyin özgür iradesini ve kişisel sorumluluğunu vurgulayarak yaşamın anlamını bireysel tercihlere bağlar. Bu görüşe göre, insanlar kendi yaşamlarına anlam katarlar ve ölümün kaçınılmazlığına rağmen yaşamın anlamını kendileri oluştururlar. Diğer yandan, deterministik görüşler yaşamın ve ölümün bir kaderin sonucu olduğunu öne sürer. Bu bakış açısına göre, insanlar hayatlarını önceden belirlenmiş bir yolda sürdürürler ve ölüm de bu sürecin doğal bir sonucudur.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Bilimsel Perspektif: Evrimsel ve Biyolojik Anlam</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bilim, yaşamın ve ölümün anlamına dair farklı bir perspektif sunar. Evrimsel biyoloji, yaşamın amacının türlerin varlığını sürdürmek ve adapte olmak olduğunu öne sürer. Bu görüşe göre, yaşamın anlamı türlerin hayatta kalma ve nesillerini sürdürme çabasında yatar. Ölüm ise bir organizmanın yaşam döngüsünün bir parçasıdır ve yerine yenilerinin gelmesine olanak tanır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="337" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/EvrimselveBiyolojikAnlam.jpg" alt="" class="wp-image-4959" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/EvrimselveBiyolojikAnlam.jpg 600w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2023/08/EvrimselveBiyolojikAnlam-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h4 class="wp-block-heading">Sonuç: Anlamın Arayışı</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşam ve ölüm, insanın düşünce dünyasının merkezinde yer alır. İnsanlar, bireysel, kültürel, dini, felsefi ve <a href="https://www.halildurmus.com/category/bilimsel/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bilimsel</a> bakış açılarıyla bu kavramlara anlam katmaya çalışırlar. Anlam arayışı, insanın varoluşsal bir gereksinimi olarak ortaya çıkar ve yaşamın anlamını bulma çabası, insanın kimliğini ve değerlerini şekillendiren önemli bir süreçtir.<br>Ancak yaşamın ve ölümün anlamı kişisel ve öznel bir deneyimdir. Her birey, bu anlamı kendi yaşam deneyimine, inançlarına ve değerlerine göre şekillendirir. Bu yüzden anlam arayışı sürekli bir yolculuktur ve insanlar yaşamlarını anlamlı kılmak için çeşitli yolları deneyimlemeye devam ederler.<br>Yaşamın ve ölümün anlamı, içsel deneyimlerden, dış etkilerden ve kültürel etkileşimlerden kaynaklanan karmaşık bir konsepttir. Her bireyin anlam arayışını saygıyla karşılamak önemlidir.</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/11/23/yasam-ve-olum-insanin-anlam-arayisi/">Yaşam ve Ölüm: İnsanın Anlam Arayışı</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2024/11/23/yasam-ve-olum-insanin-anlam-arayisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Bugüne Kadar Yaşamış Toplam İnsan Sayısı Kaç Kişidir?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2024/05/28/dunyada-bugune-kadar-yasamis-toplam-insan-sayisi-kac-kisidir/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2024/05/28/dunyada-bugune-kadar-yasamis-toplam-insan-sayisi-kac-kisidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 May 2024 13:12:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İstatistik]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde yaşayan 8 milyarlık insan, Dünya&#8217;da şimdiye kadar yaşamış toplam insan sayısının yaklaşık %7&#8217;sini temsil ediyor. Geçmişte yaşamış nüfusu belirlemeye yönelik çalışmalara demografi adını vermekteyiz. Ne yazık ki bu sayıyı kesin olarak doğrulamanın bir yolu yoktur; çünkü modern insanlık tarihinin %99&#8217;undan fazlasına dair kaydımız bulunmamaktadır. Lakin popülasyon genetiğine ve demografik verilere dayalı bazı hesaplamalar, tarihte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/05/28/dunyada-bugune-kadar-yasamis-toplam-insan-sayisi-kac-kisidir/">Dünyada Bugüne Kadar Yaşamış Toplam İnsan Sayısı Kaç Kişidir?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:30px">Günümüzde yaşayan 8 milyarlık insan, Dünya&#8217;da şimdiye kadar yaşamış toplam insan sayısının yaklaşık %7&#8217;sini temsil ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmişte yaşamış nüfusu belirlemeye yönelik çalışmalara <strong>demografi </strong>adını vermekteyiz. Ne yazık ki bu sayıyı kesin olarak doğrulamanın bir yolu yoktur; çünkü modern insanlık tarihinin %99&#8217;undan fazlasına dair kaydımız bulunmamaktadır. Lakin popülasyon genetiğine ve demografik verilere dayalı bazı hesaplamalar, tarihte geriye doğru gittikçe Dünya nüfusunun yaklaşık olarak nasıl değişeceğine dair öngörülerde bulunmamızı sağlamaktadır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha 11 yıl önce 7 milyara yeni ulaşmıştık. Bu sayıya ulaştığımız zaman Türk Havayolları çok güzel bir paylaşım yapmıştı Twitter’dan.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Dünyada 7 milyar insan var.”</em> diyordu orada. <em>“Her insanla bir saniye tanışsanız, herkesle tanışmanız 200 yıl sürer!”</em></p>
</blockquote>



<figure class="wp-block-embed aligncenter is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true"><p lang="en" dir="ltr">There are 7 billion people on earth. If you met each person for one second, it would take 200 years to meet everyone! <a href="http://t.co/Ei0y4tf8">pic.twitter.com/Ei0y4tf8</a></p>&mdash; Turkish Airlines (@TurkishAirlines) <a href="https://twitter.com/TurkishAirlines/status/269406326478745600?ref_src=twsrc%5Etfw">November 16, 2012</a></blockquote><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Demografi uzmanları insanlık tarihini 200.000 yıl öncesine kadar götürüyor. Modern homo sapienslerin yeryüzünde dolaştığı bu süre boyunca 109 milyar kişi yaşadı ve öldü. Konuştuğumuz diller, pişirdiğimiz yemekler, keyif aldığımız müzikler, kullandığımız araçlar… Tüm bildiklerimizi onlardan öğrendik. Bugün hayatta olan 8 milyarı da kattığımızda toplam 117 milyar yaşamdan söz ediyoruz. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Dünya&#8217;da Bugüne Kadar 117 Milyar İnsan Yaşadı.</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu görselleştirmek için de bir kum saati kullanalım. Zamanı değil, gelip geçen insanları ölçen bir kum saati. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Dunyada-bugune-kadar-yasamis-insan-sayisi.png" alt="" class="wp-image-4799" width="650" height="650" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Dunyada-bugune-kadar-yasamis-insan-sayisi.png 650w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Dunyada-bugune-kadar-yasamis-insan-sayisi-300x300.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Dunyada-bugune-kadar-yasamis-insan-sayisi-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /><figcaption class="wp-element-caption">Kaynak: <a href="https://i.imgur.com/WytGEUj.jpg" target="_blank" rel="noreferrer noopener">National Geographic</a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Buradaki her kum tanesi 10 milyon insanı temsil ediyor: her yıl 140 milyon bebek doğuyor. Yani kum saatine 14 tane kum ekliyoruz. Her yıl 60 milyon insan ölüyor; bu da, 6 tanenin kum saatinden geçtiği ve geçmişte ölen pek çok sayıda insana eklendiği anlamına gelir. Biz şu anda buralarda bir yerdeyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alt tarafta bugüne kadar yaşayıp ölmüş 109 milyar insanı temsil eden 10900 kum tanesi var. Bunların da yaklaşık yarısı milattan sonra yani son 2000 yılda yaşayıp öldü. Milattan önce 399 yılında ölüme mahkum edilen Sokrates şuralarda bir yerlerde yatıyor. Kum saatinin alt taraflarındaki kişilerin yarısı çocuk. Çünkü modern zamanlardan önce doğan çocukların yarısı hayatını çok küçük yaşta kaybediyordu. Tarım ve hayvancılık yapmaya başlamadan önce sadece 9 milyar insan yaşayıp öldü. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde Dünya&#8217;da en az 8 milyar insan yaşamaktadır ve bu sayı her gün daha da artmaktadır. Gelecekte kaç kişi doğacak? Bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var: Gelecek çok uzun sürecek, evren trilyonlarca yıl var olacak. Bu gerçeği, önümüzdeki o uçsuz bucaksız gelecekte kaç tane insan olabileceğine dair bir fikir edinmek için kullanabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynakça: <a href="https://www.prb.org/articles/how-many-people-have-ever-lived-on-earth/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Prb</a>, <a href="https://www.visualcapitalist.com/cp/how-many-humans-have-ever-lived/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Visualcapitalist</a>, <a href="https://info.nicic.gov/ces/global/population-demographics/how-many-people-have-ever-lived-earth" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Nicic</a></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/05/28/dunyada-bugune-kadar-yasamis-toplam-insan-sayisi-kac-kisidir/">Dünyada Bugüne Kadar Yaşamış Toplam İnsan Sayısı Kaç Kişidir?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2024/05/28/dunyada-bugune-kadar-yasamis-toplam-insan-sayisi-kac-kisidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lojistik Zincirinde LogD Yeni Bir Çığır Açıyor</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2024/04/15/lojistik-zincirinde-logd-yeni-bir-cigir-aciyor/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2024/04/15/lojistik-zincirinde-logd-yeni-bir-cigir-aciyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 05:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[LogD]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Lojistik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde devreye sokulan sürdürülebilirlik politikalar lojistik alanında da etkisini göstermeye başladı. Bu noktada yeşil lojistik kavramı önem kazandı. Bu kavramın beraberinde karbon salınım oranı az yakıtların tüketilmesi, filoların çevreci araçlarla değiştirilmesi, karbon salınımlarının hesaplanması gibi çözümler gündeme geldi. 2021 yılında girişimci Seyhan Gülhan tarafından kurulan Log Dizayn yani LogD, buna çözüm bulmak için yola çıktı. Şirket, bir defalık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/04/15/lojistik-zincirinde-logd-yeni-bir-cigir-aciyor/">Lojistik Zincirinde LogD Yeni Bir Çığır Açıyor</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Dünya genelinde devreye sokulan sürdürülebilirlik politikalar lojistik alanında da etkisini göstermeye başladı. Bu noktada yeşil lojistik kavramı önem kazandı. Bu kavramın beraberinde karbon salınım oranı az yakıtların tüketilmesi, filoların çevreci araçlarla değiştirilmesi, karbon salınımlarının hesaplanması gibi çözümler gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2021 yılında girişimci Seyhan Gülhan tarafından kurulan <a href="https://www.logd.com.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Log Dizayn</a> yani LogD, buna çözüm bulmak için yola çıktı. Şirket, bir defalık kullanılan sarf malzemeleri (karton koli, koli bandı, etiket vs.) yerine Milk Run Yönetim Sistemini kullanarak ürünlerin Milk Run Yönetim Sistemi içerisindeki çevreci kutuları ile güvenli taşınmasını sağlıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Milk Run Yönetim Sistemi Nedir?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Milk Run Yönetim Sistemi doğayı ve çevreyi koruyan <strong>sürdürülebilir </strong>bir çalışma modelidir. LogD Milk Run Yönetim Sistemi ’ne entegre olarak perakende operasyon süreçlerinde, yeşil lojistik ile ürünleri teslim alma, teslim etme, ürünlerin taşınması esnasında oluşacak hasarlara karşı korunması ve güvenliğinin sağlanmasını hedeflemektedir. LogD Milk Run Yönetim Sistemi ’nde, doğayı , çevreyi ve sürdürülebilirliği ön planda tutarak yaşanabilir bir dünya için çalışma sistemi oluşturmak istiyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Gelecek-lojistik-modeli.jpg" alt="" class="wp-image-4815" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Gelecek-lojistik-modeli.jpg 800w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Gelecek-lojistik-modeli-300x169.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/Gelecek-lojistik-modeli-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">LogD için Sürdürülebilirlik</h3>



<p class="wp-block-paragraph">LogD Milk Run Yönetim Sistemi &#8216;nde kutularınız barkod ile takip edebileceğiniz şekilde özel olarak hazırlanıyor ve irsaliye ile belirtilen adette teslim ediliyor. Gerçekleştirilecek sevkiyatlar için özel olarak teslim edelecek mühürler ile de tüm sevkiyatları güvenle gerçekleştiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:30px">1 karton kolinin üretilmesi için;</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<ul class="wp-block-list">
<li>65 Litre su kullanılıyor</li>



<li>0,75kg karbon ayak izi oluşuyor</li>



<li>58,8 adet koli için 1 ağaç kesiliyor</li>



<li>Sadece perakende sektöründe ise yılda 100 bin ton karton koli ihtiyacı olduğu biliniyor. Bu kesilen ağaçların ve üretimde kullanılan suyun haricinde, paketlemede kullanılan tek seferlik plastik malzemlerin (kolibandı, poşet paketleme vb) doğada 400 ila 1000 yıl içerisinde çözülmesi anlamına geliyor.</li>
</ul>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="420" height="440" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2022/12/KartonKoli.gif" alt="" class="wp-image-4811"/></figure>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">Harcanan Su Miktarını ve Karbon Ayak İzini Düşürüyor</h3>



<p class="wp-block-paragraph">LogD geliştirdiği Milk Run Yönetim Sistemi ile karton koli kullanımını azaltarak aynı zamanda harcanan su miktarını ve karbon ayak izini de düşürüyor. Denizlere ve toprağa atılan binlerce plastik ise doğada çöp olmak yerine geri dönüştürülüyor ve geri dönüştürülmüş Milk Run kutuları karbon emisyonlarını azaltmada büyük rol oynuyor. Lojistikte ürünlerin taşınmasını geri dönüştürülmüş materyalle ve sıfır atık prensibiyle yaparak şirketlerin karbon nötrlüğü elde etmesine yardımcı olurken, döngüsel ekonomiye de katkı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.logd.com.tr/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">LogD</a> </p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/04/15/lojistik-zincirinde-logd-yeni-bir-cigir-aciyor/">Lojistik Zincirinde LogD Yeni Bir Çığır Açıyor</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2024/04/15/lojistik-zincirinde-logd-yeni-bir-cigir-aciyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Nisan: Neşe Dolu Şakaların Günü</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2024/04/01/1-nisan-nese-dolu-sakalarin-gunu/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2024/04/01/1-nisan-nese-dolu-sakalarin-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2024 05:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[1Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[ŞakaGünü]]></category>
		<category><![CDATA[TarihselŞakalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=5019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yılın 1 Nisan&#8217;ı, insanların birbirlerini şaka ve mizahla eğlendirdiği, gülme dolu bir gün olarak kutlanır. Bu özel gün, dünya genelinde çeşitli kültürel geleneklerle kutlanır ve insanlara günlük hayattan bir mola verme fırsatı sunar. 1 Nisan, neşe dolu şakaların, komik tuzakların ve beklenmedik sürprizlerin günüdür. 1 Nisan&#8217;ın kökeni tam olarak belirsiz olsa da, birçok kültürde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/04/01/1-nisan-nese-dolu-sakalarin-gunu/">1 Nisan: Neşe Dolu Şakaların Günü</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Her yılın 1 Nisan&#8217;ı, insanların birbirlerini şaka ve mizahla eğlendirdiği, gülme dolu bir gün olarak kutlanır. Bu özel gün, dünya genelinde çeşitli kültürel geleneklerle kutlanır ve insanlara günlük hayattan bir mola verme fırsatı sunar. 1 Nisan, neşe dolu şakaların, komik tuzakların ve beklenmedik sürprizlerin günüdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1 Nisan&#8217;ın kökeni tam olarak belirsiz olsa da, birçok kültürde farklı nedenlerle kutlandığı bilinmektedir. Bazıları, 1 Nisan&#8217;ın takvim reformlarına dayandığını iddia ederken, diğerleri bu günün kökeninin doğa ritüellerine veya eski festivallere dayandığını öne sürer. Ne olursa olsun, 1 Nisan geleneği yıllar içinde yayılarak dünya geneline yayılmış ve birçok insan için eğlenceli bir gün haline gelmiştir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="940" height="788" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/sakaGunu.png" alt="" class="wp-image-5024" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/sakaGunu.png 940w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/sakaGunu-300x251.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/sakaGunu-768x644.png 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/sakaGunu-810x679.png 810w" sizes="auto, (max-width: 940px) 100vw, 940px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">1 Nisan Şaka Geleneği Nereden Geliyor?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bir teoriye göre, 1 Nisan geleneği, takvim reformlarıyla ilişkilidir. 16. yüzyılda, Fransa&#8217;da ve diğer Avrupa ülkelerinde kullanılan Julian takvimi, Gregoryen takvime geçişin yapıldığı yıllarda yaşanan karışıklıklar nedeniyle takvimde değişiklikler yapılmıştır. Yeni yıl kutlamaları 1 Ocak&#8217;tan 25 Mart&#8217;taki Lady Day&#8217;e (Anneler Günü) kadar süren bir döneme yayılmaktaydı. Ancak, bu değişiklikten haberi olmayanlar veya direniş gösterenler, hâlâ eski takvime göre yeni yılı 1 Nisan&#8217;da kutluyordu. Bu kişilere &#8220;Nisan Şakası&#8221; yapılarak alay edilmiş olabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="500" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/1NisanSakalari.png" alt="" class="wp-image-5022" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/1NisanSakalari.png 500w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/1NisanSakalari-300x300.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/1NisanSakalari-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka bir teoriye göre ise, 1 Nisan geleneği, doğa ritüelleri ve eski festivallerle ilişkilendirilir. Baharın gelişi ve doğanın uyanışıyla ilgili kutlamalar, eski çağlardan beri birçok kültürde önemli bir yer tutmuştur. Bu kutlamalar sırasında, insanlar birbirlerine maskeler takarak veya kostümler giyerek farklı roller üstlenir ve kimliklerini gizlerdi. Bu durum, beklenmedik sürprizler ve şakaların yapıldığı bir ortam oluşturabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne olursa olsun, 1 Nisan geleneği zamanla dünya geneline yayılmış ve farklı kültürlerde çeşitli şekillerde kutlanmıştır. Günümüzde, 1 Nisan, insanların birbirlerini şaka ve mizahla eğlendirdiği, neşe dolu bir gün olarak kutlanmaktadır. Bu özel gün, insanlara günlük hayattan bir mola verme fırsatı sunarken, aynı zamanda birlikte gülmeyi ve eğlenmeyi sağlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tarihsel Örnekler</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihsel olarak, 1 Nisan şakaları ve sürprizleri, yüzyıllar boyunca çeşitli ilginç olaylarla süslenmiştir. İngiltere&#8217;de, 18. yüzyılda popüler hale gelen &#8220;Nisan Aptalları Günü&#8221; geleneği, çeşitli espriler ve mizahi olaylarla anılırdı. Özellikle 18. yüzyılın sonlarına doğru, 1 Nisan&#8217;da Londra&#8217;da sahte mektuplar ve davetiyelerin dolaştırıldığı, insanların maske takarak sokaklarda dolaştığı ve çeşitli aldatmacaların düzenlendiği festivaller düzenlenirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğer unutulmaz örnek ise 1957 yılına dayanıyor. O yıl, BBC televizyonu, &#8220;İsviçre&#8217;de bollukla yetiştirilen spagetti ağaçları&#8221; hakkında bir belgesel yayınladı. Belgeselde, İsviçre&#8217;de yetişen ve spagetti şeklinde asılı duran ağaçlar gösteriliyordu. Bu şaka, o dönemde birçok kişiyi kandırdı ve büyük bir ilgi gördü. Olayda, televizyonun gücünü ve insanların gerçeklik algısının manipüle edilebilirliğini göstermesi açısından önemli bir tarihsel örnektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="297" height="350" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/spagetti.jpg" alt="" class="wp-image-5020" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/spagetti.jpg 297w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2024/03/spagetti-255x300.jpg 255w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde ise teknolojinin ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, 1 Nisan şakaları dijital platformlarda da oldukça popüler hale geldi. Özellikle teknoloji şirketleri, her yıl 1 Nisan&#8217;da çeşitli mizahi duyurular yaparlar ve insanları şaşırtmak için yaratıcı yollar bulurlar. Örneğin, Google&#8217;ın &#8220;Google Tulip&#8221; veya &#8220;Google Gnome&#8221; gibi ürünlerini tanıttığı duyurular, internet kullanıcılarının her yıl heyecanla beklediği şakalardan sadece birkaçıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunların yanı sıra, tarihte birçok ilginç 1 Nisan şakası daha yaşanmıştır. Örneğin, 1986&#8217;da Fransız komedyenler tarafından yapılan ve &#8220;Eyfel Kulesi&#8217;nin Paris&#8217;ten alınarak Avrupa&#8217;nın ortasına taşındığı&#8221; iddiası, birçok kişiyi inandırmış ve büyük bir şaşkınlık yaratmıştır. Aynı şekilde, 1940 yılında Amerikan Kongre Binası&#8217;nın, &#8220;taşındığı&#8221; iddiası da kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Ve daha yakın zamanlarda, 2013 yılında Twitter&#8217;ın, &#8220;sadece 140 karakterlik sesli harflerle ileti göndermeyi sağlayan yeni bir özellik&#8221; tanıttığı iddiası da birçok kişiyi şaşırtmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2024/04/01/1-nisan-nese-dolu-sakalarin-gunu/">1 Nisan: Neşe Dolu Şakaların Günü</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2024/04/01/1-nisan-nese-dolu-sakalarin-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otonom Araçlar Kaza Yaptığında Kim Suçlu Olacak?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2021/05/31/otonom-araclar-kaza-yaptiginda-kim-suclu-olacak/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2021/05/31/otonom-araclar-kaza-yaptiginda-kim-suclu-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 May 2021 07:49:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Araba]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Otonom Araç]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücüsüz Araç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otonom&#160;yani sürücüsüz araçlar yakın sayılabilecek bir zamanda hayatımıza girecek ve trafik sıkışıklığını azaltıp trafik kazalarının azalmasını sağlayacaktır. Peki böyle bir aracın karıştığı yaralanma veya ölümle sonuçlanan bir trafik kazası halinde ne olacak? Hukuksal açıdan kimi sorumlu tutacağız? Yani Otonom Araçlar Kaza Yaptığında Kim Suçlu Olacak? Akıllı arabalar&#160;kendi kendilerine yol katedip bir noktadan diğerine gidebiliyor. Sürücüye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/05/31/otonom-araclar-kaza-yaptiginda-kim-suclu-olacak/">Otonom Araçlar Kaza Yaptığında Kim Suçlu Olacak?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Otonom</strong>&nbsp;yani sürücüsüz araçlar yakın sayılabilecek bir zamanda hayatımıza girecek ve trafik sıkışıklığını azaltıp trafik kazalarının azalmasını sağlayacaktır. Peki böyle bir aracın karıştığı yaralanma veya ölümle sonuçlanan bir trafik kazası halinde ne olacak? Hukuksal açıdan kimi sorumlu tutacağız? Yani Otonom Araçlar Kaza Yaptığında Kim Suçlu Olacak?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Akıllı arabalar</strong>&nbsp;kendi kendilerine yol katedip bir noktadan diğerine gidebiliyor. Sürücüye ihtiyaç duymayan bu araçlar belirli yazılımlarla çalışıyor. Günümüzde denemeleri sıklaştığı için ve bazı yerlerde kullanılabilir durumda olduğu için akıllı otomobillerle gelecekte daha sık karşılaşacağız gibi duruyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Akıllı arabalar kaza yaparsa kim suçlanacak?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Akıllı arabalar çok gelişmiş sensörler,&nbsp;navigasyonlar ve yol kontrol metodlarına sahip olsalar da; kaza yapma ihtimalleri bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde sürücüsüz bir&nbsp;Uber aracı&nbsp;bir yayanın ölümüne yol açtı. İnsanların akıllı arabalar hakkındaki soru işaretleri de çoğalmaya başladı. Eğer aracı bir insan kullanıyor olsaydı; suçluyu bulmak çok daha kolay olacaktı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="480" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Arac.jpg" alt="" class="wp-image-4487" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Arac.jpg 800w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Arac-300x180.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Arac-768x461.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Uber bu olaydan sonra&nbsp;<strong>sürücüsüz araç</strong>&nbsp;testlerini askıya aldı. Uzmanlar böyle durumlarda&nbsp;sensörlerin verilerinin değiştirilemeyecek bir yazılımla kaydedilmesinin önemli olduğunu düşünüyor. Akıllı arabalar herhangi bir kazaya karışırsa suçlunun belirlenmesi için farklı durumlar var:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aracın kullanımı tamamen otomatik değilse, yani insan dokunuşlarına ihtiyaç duyabiliyorsa; bu gibi bir durumda şoförün karar verebileceği noktalarda nasıl davrandığına bakılıyor. Araç sürücünün kontrolünden çıkmışken&nbsp;<strong>kaza</strong>&nbsp;gerçekleşirse ve sürücünün yapabileceği bir şey bulunmuyorsa; suçlunun sürücü olmadığı kabul ediliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="595" height="334" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Araclar.jpg" alt="" class="wp-image-4482" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Araclar.jpg 595w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Otonom-Araclar-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 595px) 100vw, 595px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer&nbsp;araba&nbsp;tamamen insansız bir şekilde çalışıyorsa ve bir kaza geçirdiyse; olay&nbsp;<strong>trafik polislerinden çıkıp bilişime kaymaya başlıyor</strong>. Bundan sonra aracın üretici firmasına, servisine ve sahibine soruşturma başlatılıyor. Eğer arabanın sahibi aracın tüm yükümlülüklerini yerine getirdiyse, gözler üreticiye ve servise dönüyor. Aracın üretiminde ya da bakımlarında bazı sorunlar meydana gelmiş olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazen ise bu akıllı araçlara uygun yollar olmayabiliyor. Şeritlere ve uyduya göre yönünü bulan bu araçlarda yanlış çekilmiş şeritler ya da şeritlerin bulunmadığı yollarda kaza yapılırsa suçlu kim olacak? Bu durum hala kafa karıştırıyor. Bu sebeple de&nbsp;<strong>akıllı araçlar</strong>&nbsp;şimdilik komple güvenli görülmüyor. Çünkü trafikte her şey stabil bir durumda gelişmiyor. Bazen önlerine çıkabilen bir insan ya da sokak&nbsp;hayvanı kazaya sebebiyet verebiliyor. Böyle bir durumda suçluyu aramak yetersiz kalabiliyor. Bu yüzden akıllı arabaların biraz daha zamanı olduğu düşünülüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="525" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Volvo-Hakan-Samuelsson.jpg" alt="" class="wp-image-4477" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Volvo-Hakan-Samuelsson.jpg 800w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Volvo-Hakan-Samuelsson-300x197.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/05/Volvo-Hakan-Samuelsson-768x504.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption>Volvo Ceo’su Hakan Samuelsson</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eylül ayında Volvo Ceo’su Hakan Samuelsson, otonom Volvo otomobillerin karışacağı tüm kazalarda tam sorumluluğu kabul ettiklerini beyan etti. Volvo Güvenlik ve Sürüş Destek Teknolojileri kıdemli teknik başkanı Erik Coelingh de “ <strong>donanımsal </strong>veya &nbsp;<strong>yazılımsal </strong>herhangi bir hata yaparsak bunun sorumluluğunu müşterilere yansıtmak mantıklı olmaz. Müşterilerimize söylediğimiz, sorumluluğu biz üstleniyoruz sizin için önemli başka konulara vakit ayırabilirsiniz” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İleride bir&nbsp;<strong>akıllı otomobil</strong>&nbsp;alıyorsanız güncellemelerini, servise götürme zamanlarını ve benzeri şeyleri iyi takip etmelisiniz. Yoksa sizin yapmadığınız bir kaza yüzünden suçlu bulunabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça:</strong> <strong><a href="https://driving.ca/toyota/sponsored/auto-show/whos-to-blame-for-car-accidents-mostly-we-are-heres-what-to-do-about-it">Driving</a></strong>, <strong><a href="https://sternspeakers.com/news/smart-cars-crash-whos-blame/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sternspeakers</a></strong>, <strong><a href="https://www.azcentral.com/story/money/business/tech/2017/03/31/self-driving-car-crashes-who-gets-blame-tesla-uber-google/99858180/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Azcentral</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/05/31/otonom-araclar-kaza-yaptiginda-kim-suclu-olacak/">Otonom Araçlar Kaza Yaptığında Kim Suçlu Olacak?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2021/05/31/otonom-araclar-kaza-yaptiginda-kim-suclu-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürü Psikolojisi (Bandwagon Effect) Nedir?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2021/03/01/suru-psikolojisi-bandwagon-effect-nedir/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2021/03/01/suru-psikolojisi-bandwagon-effect-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 09:48:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Asch Deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[Bandwagon effect]]></category>
		<category><![CDATA[Matthew Salganik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürü psikolojisi nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürü psikolojisi tabiri 1848&#8217;de Amerikan politik sisteminde kullanılmaya başlandı. Dan Rice adında bir palyaço, o zamanlar bando arabası (bandwagon) kullanarak politik turlara katılmıştı. Bando arabası coşkulu müziklerle turlara çıkıyor. ve &#8220;bandoya katıl&#8221; sloganıyla insanların dikkatini çekiyordu. Bu sayede elde ettiği popülerliğinden dolayı, seçimlerde büyük bir başarı kazanmıştır. Bu yüzden İngilizce &#8220;Bandwagon Effect&#8221; (Bando Arabası Etkisi) [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/03/01/suru-psikolojisi-bandwagon-effect-nedir/">Sürü Psikolojisi (Bandwagon Effect) Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sürü psikolojisi tabiri 1848&#8217;de Amerikan politik sisteminde kullanılmaya başlandı. Dan Rice adında bir palyaço, o zamanlar bando arabası (bandwagon) kullanarak politik turlara katılmıştı. Bando arabası coşkulu müziklerle turlara çıkıyor. ve &#8220;bandoya katıl&#8221; sloganıyla insanların dikkatini çekiyordu. Bu sayede elde ettiği popülerliğinden dolayı, seçimlerde büyük bir başarı kazanmıştır. Bu yüzden İngilizce &#8220;Bandwagon Effect&#8221; (Bando Arabası Etkisi) olarak tabir edilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sürü Psikolojisi Deneyleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sürü psikolojisi, sayıca çok olan veya popülerliği fazla olanın diğer sayıca az veya etkin olmayanın&nbsp;tercihlerine&nbsp;yön&nbsp;vermesidir. Burada bahsi geçenler bir grup yada tek kişi bile olabilir. Varlığı birçok kez deneylerle kanıtlanmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sherif Deneyi — Muzafer Sherif&nbsp;(1935)</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu deneyde katılımcılar karanlık bir odaya oturtulup, onlardan duvara yansıtılan bir ışığın hareketlerini izlemeleri bekleniyor. Deneyin sonunda da ışığın orijinal konumundan kaç santim uzaklaştırıldığı soruluyor. Halbuki ışık, deney boyunca hiç hareket ettirilmiyor, “otokinetik etki” yüzünden böyle varsayıyoruz sadece.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="320" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/597-otokinetik-etki.jpg" alt="" class="wp-image-4147" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/597-otokinetik-etki.jpg 700w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/597-otokinetik-etki-300x137.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Katılımcılar tek tek sorgulandığında benzer mesafeler söylüyorlar fakat aynı deney grup içerisinde yapıldığında rakamlar allak bullak oluyor. Sherif deneyi bir tık geliştirerek katılımcıların içine, onları etkilemek amacıyla bir kişi sokuyor. Bu kişi cevap sorulduğunda öne çıkarak, kendine güvenen bir ses tonuyla talimatlara uygun cevaplar veriyor. Deney sonucunda, bu sayede tüm gurubun cevap ortalamasını büyük miktarda yukarı veya aşağı çekilebileceği öğreniliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="925" height="580" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/598-suru-psikolojisi.jpg" alt="" class="wp-image-4148" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/598-suru-psikolojisi.jpg 925w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/598-suru-psikolojisi-300x188.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/598-suru-psikolojisi-768x482.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/598-suru-psikolojisi-810x508.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 925px) 100vw, 925px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Verdikleri cevap veya fikirleri yanlış olsa da, kendine güvenen sarsılmaz insanlar, hem iş hayatında hem siyasette kitleleri kendine çekme ve yönlendirme gücüne sahiptirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Asch Deneyi — Solomon Asch&nbsp;(1951)</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Asch deneyi, 1953&#8217;te yayımlanan ve insanın karar verme sürecinde çevresinin etkisinin ne denli önemli olduğunu anlamaya çalışan bir deneydir. &#8221;Uyma deneyi&#8221; olarak da biliyoruz. Deneyi Polonya asıllı Amerikalı sosyal psikolog Solomon Asch yürütmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deneye katılacak olan katılımcılara bir görüş testine girecekleri söylenir. Deneyde tüm katılımcılara bir çift kart gösterilecektir. Bu kartların birinde biri kısa, biri orta ve biri uzun olmak üzere 3 çizgi vardır. Diğer kartta ise tek bir çizgi bulunmaktadır ve diğer karttaki 3 çizgiden biriyle aynı boydadır. Daha sonra deneklere bu karttaki çizginin diğer karttaki çizgilerden hangisine benzediği sorulur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="795" height="549" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/596-Asch-Deneyi.png" alt="Asch Deneyi" class="wp-image-4145" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/596-Asch-Deneyi.png 795w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/596-Asch-Deneyi-300x207.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/596-Asch-Deneyi-768x530.png 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/596-Asch-Deneyi-145x100.png 145w" sizes="auto, (max-width: 795px) 100vw, 795px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Deneyde, katılımcılardan biri hariç diğer hepsi Asch&#8217;ın asistanlarıdır ve önceden belirlenen davranışları yapmaktadırlar. Deneyin amacı gerçek deneğin davranışlarının diğer deneklerden ne derece etkilendiğini bulmaktır. Katılımcıların hepsi aynı odada durmaktadır ve kendilerine kart çiftleri gösterildikten sonra sırayla cevap vermeleri istenmektedir. Ve gerçek deneğe sıra en son gelir. Sıra ona gelene kadar denek diğer katılımcıların cevaplarını duyar. İlk birkaç denemede tüm denekler doğru cevap vermektedir. Fakat daha sonra gerçek denek dışındaki katılımcılar hep birlikte yanlış cevaplar vermeye başlar. Cevap sırası kendisine gelen gerçek deneklerden %32&#8217;si grubun yanlış da olsa söylediği cevaba katılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">Musiclab — Matthew Salganik&nbsp;(2006)</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Matthew ve ekibi, müzik parçalarının dinlenip indirilebildiği bir müzik sitesi kuruyorlar. Deneyin bir grubuna belirli parçalar dinletilip katılımcılardan beğendiklerini indirmeleri isteneniyor. Diğer bir gruba da aynı görev verilirken, müzik parçalarının altında daha önce kaç kere indirdikleri gösteriliyor. İlk grupta insanlar birbirinden farklı müzikleri indirmeyi tercih ederken, ikinci grup tahmin edildiği gibi en çok indirilen müziklere yoğunlaşıyor. Bu arada deneyde kullanılan müzikler popüler değil ve daha önce katılımcıların muhtemelen hiç duymadığı şarkılardan oluşuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-1024x683.jpg" alt="Sportify Musiclab Matthew Salganik " class="wp-image-4150" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-1024x683.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-300x200.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-768x512.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-810x540.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify-1140x760.jpg 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2021/01/599-spotify.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Spotify kullanırken ne kadar yönlendirildiğimizi tahmin edebiliyor musunuz? Kategori önerileri, kişisel öneriler ve daha fazlası, bir düşünün. Bu yönlendirmelerin negatif şeyler olduğunu söylemiyorum elbette, fakat kendimizi çelik zırhlı sarsılmaz süvariler görmekten vazgeçelim istiyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça: <a href="https://erolanar.org/2018/05/09/suru-psikolojisi-neden-suruye-katilmayi-tercih-ederiz/">Erolanar</a></strong>, <strong><a href="https://komhedos.com/suru-psikolojisi-deneyi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Komhedos</a></strong>, <strong><a href="https://www.princeton.edu/~mjs3/musiclab.shtml" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Princeton</a></strong>, <strong><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Muzafer_Sherif" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Wikipedia</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/03/01/suru-psikolojisi-bandwagon-effect-nedir/">Sürü Psikolojisi (Bandwagon Effect) Nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2021/03/01/suru-psikolojisi-bandwagon-effect-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebekler Neden Çok Hıçkırır?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/05/07/bebekler-neden-cok-hickirir/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/05/07/bebekler-neden-cok-hickirir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2020 15:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hıçkırık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=3405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenidoğan bebeklerin hıçkırması ilk defa anne baba olanlar için endişe kaynağı olabilir. Peki, yeni doğan bebeklerde hıçkırık görülmesi normal midir? Hıçkırık akciğerlerimizin altında yer alan kubbe şeklindeki diyafram kasının istemsizce kasılması sonucu oluşur. Kasılma ile hızlıca akciğerlere doğru çekilen hava, ses tellerinin sert biçimde kapanarak “hık” sesi çıkarmasına sebep olur. Sinir bozucu derecede tekrarlayabilen hıçkırıklarımızın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/05/07/bebekler-neden-cok-hickirir/">Bebekler Neden Çok Hıçkırır?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yenidoğan bebeklerin hıçkırması ilk defa anne baba olanlar için endişe kaynağı olabilir. Peki, yeni doğan bebeklerde hıçkırık görülmesi normal midir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hıçkırık akciğerlerimizin altında yer alan kubbe şeklindeki diyafram kasının istemsizce kasılması sonucu oluşur. Kasılma ile hızlıca akciğerlere doğru çekilen hava, ses tellerinin sert biçimde kapanarak “hık” sesi çıkarmasına sebep olur. Sinir bozucu derecede tekrarlayabilen hıçkırıklarımızın işlevi hakkında net bir veri yok. Ancak Aralık 2019’da yayımlanan bir çalışma, hıçkırmanın anne karnındaki fetüsün beyin gelişimi aşamalarından miras kaldığını öne sürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rahimde hıçkırıklar fetüs 9 haftalıkken başlar ve 24. haftaya kadar saatte yaklaşık 8-14 kez tekrarlar. Gebeliğin sonraki aşamalarında hıçkırıklar azalsa da doğum sonrasında da devam eder. Özellikle erken doğanlarda hıçkırık daha fazladır. Prematüre bebekler günün yaklaşık 15 dakikasını hıçkırarak geçirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="284" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-1024x284.jpg" alt="" class="wp-image-3406" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-1024x284.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-300x83.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-768x213.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-810x225.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik-1140x317.jpg 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/327-bebeklerde-hickirik.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">University College London’daki araştırmacılardan Kimberley Whitehead ve ekibinin yürüttüğü deneyde, gebelik süresi 30 hafta ile 42 hafta arasında değişen erken ve normal doğan 13 bebeğin hıçkırıkları incelendi. Bebeklerin kafasına takılan elektrotlar ile beyin aktivitesi incelenirken, gövdeye bağlı sensörler de hıçkırık sonucu oluşan hareketleri takip etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözlemlerde diyaframın hıçkırık ile her kasılışında beyinde üç sinyal dalgalanmasına yol açtığı görüldü. Araştırmacılar oluşan üçüncü dalganın hıçkırırken çıkan “hık” sesi ile diyafram kasılması arasında ilişki kurulmasına yaradığını düşünüyor. Bu sayede, fetüste başlayan hıçkırıkların, bebeğin beyninin nefes alıp verirken kullanacağı kasları ve işleyişlerini nasıl takip edeceğini öğrenmesine ve alıştırma yapmasına olanak sağladığı düşünülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">Bebekte Hıçkırık&nbsp;Nasıl Geçer?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni doğmuş bebeklerde oluşan hıçkırığa hiç müdahale edilmese de kendiliğinden düzeleceğini söyleyen uzman hekimler, hıçkırık tutan bebeğin birkaç dakikada düzelmediği durumlarda bebeği dik pozisyona getirilip sırtını sıvazlanmanın hıçkırığın geçmesinde etkili olacağını belirtirler. Ancak buna rağmen bebeğin hala hıçkırmaya devam etmesi durumunda ise, bebeğin kısa süreli emzirilmesini önerirler. Bebeğe hıçkırdığı zaman limon suyu verilmesi aspirasyon riski nedeniyle önerilmez. Bebeğin 1 yaşında sonra iç organların gelişmesiyle birlikte hıçkırığının azalacağı, bir yaşını geçen çocukta hala sık hıçkırık görülüyorsa gastroözefajial reflü olma ihtimaline karşı mutlaka uzman bir doktora muayene ettirilmesi önerilir. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hıçkırık Nasıl Geçer?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yenidoğan bebeklerde ilk 12 ayda görülen hıçkırığın en önemli nedeninin bebeğin midesinin aşırı&nbsp;gerinerek diyafram denilen solunum kasına alttan baskı yapması olduğunu söyleyen çocuk doktorları, söz konusu duruma yol açabilecek en olası sebebin bebekte aşırı gaz ya da bebeğin normalden&nbsp;çok fazla beslenmesi olduğunu belirtirler. Bebeklerde hıçkırık nasıl geçer? Uzmanlar bebeğin hıçkırığını geçirmek için annelere şu tavsiyelerde bulunurlar;</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Besleme aralığını değiştirin</strong>; Bebeğin hıçkırmasını azaltmak için, uzmanlar tarafından bebeği besleme aralığının 4-5 saat olması yanında biberonla beslenen bebeğe 200 ml&#8217;den fazla mama yedirilmemesi önerilir.</li><li><strong>Gazını çıkarın;</strong>&nbsp;Bebeğin annesini emmesinden sonra tutan hıçkırığı geçirmek için bebeğin gazını çıkarmak gerekir.</li><li><strong>Gazını çıkarın, üzeri açık yatırmayın</strong>; Uzun süre ve <a href="https://www.halildurmus.com/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/">uykuda</a> hıçkıran bebeğin her zamankinden daha az ve sık emzirilmesini tavsiye eden doktorlar, hıçkırığın oluşumunu önlemek için bebeğin gazı çıkarılmadan&nbsp;ve üzeri açık yatırılmamasını tavsiye ederler.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça: <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1388245719312362">Sciencedirect</a>, <a href="https://www.anneysen.com/bebek/makale/bebek-sagligi-ve-hastaliklari-bebeklerde-hickirik-neden-olur-nasil-gecer_11349">Anneysen</a>, <a href="https://www.unibaby.com.tr/faydali-bilgiler/bebeklerde-hickirik/">Unibaby</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/05/07/bebekler-neden-cok-hickirir/">Bebekler Neden Çok Hıçkırır?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/05/07/bebekler-neden-cok-hickirir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Soğuk Havalar Telefonların Şarjını Azaltıyor?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/05/05/neden-soguk-havada-telefonlarin-sarji-hizlica-biter/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/05/05/neden-soguk-havada-telefonlarin-sarji-hizlica-biter/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2020 17:55:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Li-ion]]></category>
		<category><![CDATA[Şarj]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=3401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında soğuktan etkilenen telefon bataryaları erken boşalabiliyor. Telefon tamircileri özellikle soğuk havalarda meydana gelen ani şarj bitimlerine karşı çözüm arıyor. Cep telefonları, akıllı saatler, dizüstü bilgisayarlar ve kablosuz kulaklık gibi kişisel elektronik cihazların neredeyse tamamı lityum iyon piller ile çalışır. Sağladığı yüksek enerji yoğunluğuna ek olarak düşük ve yüksek akımlarda verimli çalışabilmesi lityum iyon [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/05/05/neden-soguk-havada-telefonlarin-sarji-hizlica-biter/">Neden Soğuk Havalar Telefonların Şarjını Azaltıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kış aylarında soğuktan etkilenen telefon bataryaları erken boşalabiliyor. Telefon tamircileri özellikle soğuk havalarda meydana gelen ani şarj bitimlerine karşı çözüm arıyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep telefonları, akıllı saatler, dizüstü bilgisayarlar ve kablosuz kulaklık gibi kişisel elektronik cihazların neredeyse tamamı lityum iyon piller ile çalışır. Sağladığı yüksek enerji yoğunluğuna ek olarak düşük ve yüksek akımlarda verimli çalışabilmesi lityum iyon pillerin tercih edilmesinin başlıca sebeplerindendir. Ancak ortam sıcaklığı eksi değerlere düştüğünde bu pilleri avantajlı yapan özellikleri dezavantaja dönüşebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Telefon pilleri <a href="https://www.halildurmus.com/insanlar-cihazlari-nasil-sarj-etmeli/">şarj</a> edilirken lityum iyonları pilin gözenekli grafit (karbon) yapısına aktarılır. Telefon prizden çekilip kullanılmaya başlandığında ise iyonlar pilin diğer bölümüne aktarılarak cihazın ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi elde edilir. Telefon pillerindeki iyon transferi sürecinde, kimyasal tepkimelerin genelinde gözlendiği gibi, sıcaklık artışı tepkime hızını artırırken sıcaklığın düşmesi tepkime hızını düşürür. Lityum iyon pillerin iç dirençlerinin düşük olması da atık ısı miktarını azaltarak pillerin soğuk havadan daha çok etkilenmesine yol açar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="512" height="290" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/325-low-telefon.jpg" alt="" class="wp-image-3403" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/325-low-telefon.jpg 512w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/05/325-low-telefon-300x170.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Telefonlarda dış ortam sıcaklığını ölçen termometreler bulunmuyor. Bu yüzden telefon soğuk hava yüzünden azalan iyon akışını pilde tepkimeye girecek madde kalmadığı, yani pilin boşaldığı yönünde algılıyor ve kendini kapatabiliyor. Bununla birlikte, sıcaklık normale döndüğünde iyon transferi süreci de hızlanacağı için telefon tekrar şarj edilmeye gerek duymadan çalışmaya devam eder. Elbette cihazın soğuktan etkilenme miktarı üreticiye, pilin modeline ve yıpranmışlığına göre değişkenlik gösteriyor. Ayrıca uzmanlar lityum iyonlarının karbon gözeneklere düzgünce yerleşebilmesi için çok soğuk olmayan ortamlarda şarj edilmesini öneriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça: <a href="https://www.livescience.com/61334-batteries-die-cold-weather.html">Livescience</a>, <a href="https://www.wired.com/story/why-your-phone-and-other-gadgets-fail-you-when-its-cold/">Wired</a></strong>, <a href="https://services.tubitak.gov.tr/edergi/user/yaziForm1.pdf?dergiKodu=4&amp;cilt=53&amp;sayi=628&amp;sayfa=60&amp;yaziid=43933"><strong>BilimveTeknik</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/05/05/neden-soguk-havada-telefonlarin-sarji-hizlica-biter/">Neden Soğuk Havalar Telefonların Şarjını Azaltıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/05/05/neden-soguk-havada-telefonlarin-sarji-hizlica-biter/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Silgi Kurşun Kalem İzlerini Nasıl Siler?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/02/22/silgi-kursun-kalem-izlerini-nasil-siler/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/02/22/silgi-kursun-kalem-izlerini-nasil-siler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Feb 2020 20:40:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Grafit]]></category>
		<category><![CDATA[KurşunKalem]]></category>
		<category><![CDATA[Silgi]]></category>
		<category><![CDATA[TükenmezKalem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=3026</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kurşun kalemin yazı yazan kısmı kurşun değil grafittir. Grafit ise bir nevi karbon bileşimidir. Kurşun kalemlerde karbon elementinin bir formu olan grafit kil yardımıyla sertleştirilerek kullanılır. Grafit kristali iki boyutlu düzlemde karbon atomlarının birbirine bağlanarak oluşturduğu yassı levhaların üst üste yığılmış hâlidir. İnce atom levhaları kalem hareketlerinden kaynaklanan sürtünmenin etkisiyle birbirleri üzerinden kolayca ayrılarak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/02/22/silgi-kursun-kalem-izlerini-nasil-siler/">Silgi Kurşun Kalem İzlerini Nasıl Siler?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Bir kurşun kalemin yazı yazan kısmı kurşun değil grafittir. Grafit ise bir nevi karbon bileşimidir. </h4>



<p class="wp-block-paragraph">Kurşun kalemlerde karbon elementinin bir formu olan grafit kil yardımıyla sertleştirilerek kullanılır. Grafit kristali iki boyutlu düzlemde karbon atomlarının birbirine bağlanarak oluşturduğu yassı levhaların üst üste yığılmış hâlidir. İnce atom levhaları kalem hareketlerinden kaynaklanan sürtünmenin etkisiyle birbirleri üzerinden kolayca ayrılarak kâğıdın liflerine yapışır ve kağıtta iz bırakır. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/253.jpg" alt="" class="wp-image-3028" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/253.jpg 800w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/253-300x169.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/253-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">18. yüzyılın sonlarına doğru, Edward Nairne silgiyi icat etmeden önce, insanlar kurşun kalem hatalarını düzeltmek için beyaz ekmeğin içini kullanıyorlardı. Günümüzde ise silgilerin neredeyse tamamında polivinil klorür (PVC) gibi petrol bazlı sentetik kauçuk türevleri tercih ediliyor. Doğal kauçuk lateks bazı insanlarda alerjiye yol açtığı için pek tercih edilmiyor. Silgilere esneklik kazandırmak için bitkisel yağlar, dayanıklılığını artırmak için de kükürt ekleniyor.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="334" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/254.jpg" alt="" class="wp-image-3029" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/254.jpg 500w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/254-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Silginin çalışması, yüzeye sürtüldüğünde kâğıttan daha fazla sürtünme oluşturması temeline dayanır. Sürtünme sayesinde oluşan ısı, silginin daha yapışkan hâle gelmesini sağlar ve grafit levhalarının kâğıt liflerinden toplanmasına yardımcı olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kırtasiyecilerde beyazdan turuncuya, yeşilden kırmızıya rengârenk silgiler bulunur. Bu renklendirmenin ana amacı silginin çocuklar için çekiciliğini artırmaktır. Renklerin bir kısmı üretim aşamasında oluşturulur ve lastiklerin değişik bileşim ve kalitelerini gösterirler ama neticede silgi basit bir lastiktir. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Tükenmez Kalem İzi Neden Silinmez?</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Tükenmez kalem de mürekkep bulunur. Mürekkep, kağıdın içine nüfuz eder. Bu nedenle, silgi gibi yumuşak bir plastiğin bu izi çıkarması mümkün değildir. Ancak mürekkep izi de farklı silgi türleri ile çıkarılabilir. Kumdan yapılmış olan silgiler, kağıdın üst yüzeyinin kağıttan ayrılmasını sağlayarak, mürekkep izini çıkarabilir. Ancak bu işlem, ince ya da dayanıksız kağıtlar için iyi bir yöntem değildir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-3030" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-1024x768.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-300x225.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-768x576.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-1536x1152.jpg 1536w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-2048x1536.jpg 2048w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-810x608.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/255-1140x855.jpg 1140w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça: <a href="https://science.howstuffworks.com/innovation/everyday-innovations/erasers-erase.htm">ScienceHowstuffworks</a></strong>, <a href="https://www.populercevap.com/silgi-yazilari-nasil-siler/"><strong>PopulerCevap</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/02/22/silgi-kursun-kalem-izlerini-nasil-siler/">Silgi Kurşun Kalem İzlerini Nasıl Siler?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/02/22/silgi-kursun-kalem-izlerini-nasil-siler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
