<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık - Halil Durmus</title>
	<atom:link href="https://www.halildurmus.com/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.halildurmus.com/category/saglik/</link>
	<description>Official Website</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Jan 2021 06:05:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/06/1-HalilDurmusRetina-150x150.png</url>
	<title>Sağlık - Halil Durmus</title>
	<link>https://www.halildurmus.com/category/saglik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekayla Covid-19 Teşhisi</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2021/01/04/yapay-zekayla-covid-19-teshisi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2021/01/04/yapay-zekayla-covid-19-teshisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 06:05:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zeka alanında Türkiye’deki en etkili bilim insanları arasında yer alan Doç.Dr. Rıdvan Şahin, yapay zeka ile akciğer filminden kişinin Covid-19 olup olmadığını belirleyen bir çalışma yürüttüklerini söyledi. &#8220;Hangi Maskenin İdeal Olduğunu Yapay Zeka Seçecek&#8221; Yapay zekayla ilgili yaptıkları son çalışmaları paylaşan Şahin, “Birçok firmanın birçok farkta ürettiği maskeler var. Bunların Covid-19 için en ideal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/01/04/yapay-zekayla-covid-19-teshisi/">Yapay Zekayla Covid-19 Teşhisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka alanında Türkiye’deki en etkili bilim insanları arasında yer alan Doç.Dr. Rıdvan Şahin, yapay zeka ile akciğer filminden kişinin Covid-19 olup olmadığını belirleyen bir çalışma yürüttüklerini söyledi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Hangi Maskenin İdeal Olduğunu Yapay Zeka Seçecek&#8221;</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekayla ilgili yaptıkları son çalışmaları paylaşan Şahin, “Birçok firmanın birçok farkta ürettiği maskeler var. Bunların Covid-19 için en ideal olanı hangisi olduğu problemini çözmeye çalıştık. Maskelerin hangisinin daha korunaklı olabileceğini farklı parametrelerle ölçmeye çalıştık” diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="612" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-1024x612.jpg" alt="" class="wp-image-4036" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-1024x612.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-300x179.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-768x459.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-810x484.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19-1140x682.jpg 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/562-covid-19.jpg 1271w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Covid-19&#8217;lu Hastaya Teşhis Filmlerden Konulacak&#8221;</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışmanın akabinde Covid-19&#8217;u akciğer filmlerinden nasıl belirleyebilecekleri konusunda görüntü işlemede bunun üzerine yoğunlaştıklarını aktaran Şahin, &#8220;Çeşitli çalışmalar şuanda yapılıyor. Sağlam bir kişiyle Covid-19&#8217;lu bir kişi ve bir de zatürreli kişi arasında nasıl bir bağlantı kurabiliriz, bir kişinin filmini aldıktan sonra <a href="https://www.halildurmus.com/2020/04/16/kuresel-kabus-covid-19/">Covid-19</a> olma yada olacak derecesini nasıl belirleyebiliriz üzerine çalışıyoruz. Bunlar zaten görülüyor ama hala acaba insan öksürüğü nedeniyle zatürremi, gripmi, covid-19 mu sorusu sürekli soruluyor. Biz de tam bu noktada çalışma yapıyoruz. Bu filmlerin ayrışmasını istiyoruz. Şuan verileri topluyoruz. Bulanık kümeler mantığıyla çalışan küme verileriyle biz çalışıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-4037" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-1024x576.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-300x169.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-768x432.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-810x456.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi-1140x641.jpg 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/covid-19-tomografi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlıkla matematiği, mühendisliği birleştirmeye çalışacaklarını ifade eden Şahin, &#8220;Covid-19 tutulmasıyla farklı bir kanser tutulması arasındaki farkı ölçmeye çalışacağız. Biz hastalıkları Covid-19 ve diğerleri diye ayırmaya çalışıyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Doktoru Görmeden Yapay Zeka Hastanelerde Teşhis Koyacak&#8221;</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Doç.Dr. Şahin, devam eden bir çalışmalarında ise bir kişinin hastaneye gittiğinde hiçbir kişiyle temas kurmadan tamamen <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/04/yapay-zeka-uretimi-yuzler/">yapay zeka</a> yardımıyla teşhis konulabileceği bir uygulama üzerinde çalıştıklarını belirterek, &#8220;Bir kişi hastaneye gittiğinde şikayetlerini söylüyor, tahlilleri yapılıyor, gerekli filmleri çekiliyor ve bu kişi hastanenin diğer kapısından hangi hastalık yada ne tür bir problemi olduğu sonucuna varılıp ilaçları yazılıp gönderiliyor. Hiçbir kişiyle, doktorla temas etmeden hastaneden çıkabilecek. Yavaş yavaş oraya doğru gidiyoruz. Otomobil üreten fabrikalar nasıl robotlaştıysa diğer sektörlerde yavaş yavaş böyle olacak. Yapay zekanın en son gideceği yer buralar&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong>: <strong><a href="https://www.iha.com.tr/haber-yapay-zekayla-covid-19-teshisi-konulabilecek-882039/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İHA</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2021/01/04/yapay-zekayla-covid-19-teshisi/">Yapay Zekayla Covid-19 Teşhisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2021/01/04/yapay-zekayla-covid-19-teshisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşil Çayın Sağlık Üzerine Etkisi</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/12/24/yesil-cayin-saglik-uzerine-etkisi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/12/24/yesil-cayin-saglik-uzerine-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2020 11:01:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil çay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=4013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeşil çay sağlık üzerindeki olumlu etkileri ile oldukça popüler hale gelmiş bir içecektir. Uzak Doğu ülkelerinde uzun zamandır kullanılan bu içeceğin, sofralarımıza kadar uzanması birçok sebebe bağlanmaktadır. Yeşil çay kan basıncını&#160;düşürmekten kanseri önlemeye kadar çok sayıda kullanıma sahip, Asya ‘da yaygın olarak kullanılan ilaç niteliğinde bir içecektir. Yeşil çayın siyah çaydan daha fazla sağlıklı olmasının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/12/24/yesil-cayin-saglik-uzerine-etkisi/">Yeşil Çayın Sağlık Üzerine Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Yeşil çay sağlık üzerindeki olumlu etkileri ile oldukça popüler hale gelmiş bir içecektir. Uzak Doğu ülkelerinde uzun zamandır kullanılan bu içeceğin, sofralarımıza kadar uzanması birçok sebebe bağlanmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeşil çay kan basıncını&nbsp;düşürmekten kanseri önlemeye kadar çok sayıda kullanıma sahip, Asya ‘da yaygın olarak kullanılan ilaç niteliğinde bir içecektir. Yeşil çayın siyah çaydan daha fazla sağlıklı olmasının nedeni, işlenme sırasında ortaya çıkan farklılıktır. Siyah çay, fermantasyona izin verilecek şekilde işlenirken, yeşil çayın işlenmesi fermantasyon işlemini engeller. Sonuç olarak, yeşil çayın içerisinde maksimum miktarda antioksidan ve poli-fenollerin kalması sağlık getirisini arttırmaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/556-yesil-cay-1024x680.jpg" alt="Yeşil çay" class="wp-image-4016"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, yeşil çayın sağlık özelliklerinin çoğunlukla, antioksidan potansiyeli olan kimyasal maddeler olan polifenollerden kaynaklandığını düşünüyorlar. Polifenollerin antioksidan etkileri, C vitaminden daha yüksek görünmektedir. Yeşil çayın biraz acı bir tat vermesinin sebebi de polifenollerdir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Ateroskleroz ( Damar Sertliği ) Riskini Azaltır</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Nüfusa dayalı çalışmalar, yeşil çayın antioksidan özelliklerinin ateroskleroz, özellikle de koroner arter hastalığını önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Nüfus temelli çalışmalar, farklı kültürlerde ya da farklı diyetlerde yaşayan insanların gruplarını karşılaştıran, zamanla büyük grup insanların izlediği çalışmalardır. Araştırmacılar, kolesterol ve trigliserid düzeylerini düşürerek kalp rahatsızlığı riskini azalttığına inanıyorlar.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Yüksek Kolesterolü Düşürür</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yeşil çayın toplam kolesterolü düşürdüğünü ve HDL (iyi) kolesterolü yükselttiğini gösteriyor. Nüfusa dayalı bir araştırmada, yeşil çaydan içen erkeklerin, yeşil çayı içmeyenlere göre daha düşük toplam kolesterol oranına sahip oldukları bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="619" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-1024x619.jpg" alt="Yeşil çay yüksek kolesterolü düşürür." class="wp-image-4019" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-1024x619.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-300x181.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-768x464.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-1536x928.jpg 1536w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-810x489.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay-1140x689.jpg 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/557-yesil-cay.jpg 1538w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h4 class="wp-block-heading">Kanser İhtimalini Azaltabilir</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yeşil ve siyah çayın kansere karşı korunmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Örneğin, insanların düzenli olarak yeşil çay tükettiği Japonya gibi ülkelerde kanser oranları düşük olma eğilimindedir. Bununla birlikte, bu çalışmaların sonucunda yeşil çayın insanda kanseri gerçekten engellediğinden emin olmak kesinlikle mümkün değildir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Diyabet ( Şeker Hastalığı )</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu içecek, geleneksel olarak kan şekeri seviyelerini kontrol etmek için kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar, yeşil çayın tip 2 diyabet gelişimini önlemesine yardımcı olabileceğini veya geliştikten sonra ilerlemeyi yavaşlattığını göstermektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="667" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/558-diyabet-seker-hastaligi.jpg" alt="Diyabet şeker hastalığı" class="wp-image-4020" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/558-diyabet-seker-hastaligi.jpg 1000w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/558-diyabet-seker-hastaligi-300x200.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/558-diyabet-seker-hastaligi-768x512.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/12/558-diyabet-seker-hastaligi-810x540.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeşil Çay Ne Zaman İçilmeli ?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yemekler arasında, tercihen gıdaların sindirimini en üst düzeye çıkarmak için yemeklerden iki saat önce veya sonra tüketilmeli. Özellikle aneminiz (kansızlık) varsa yemeklerden sonra tüketilmemelidir. Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından yayınlanan bir bilgilendirme belgesine göre, yeşil çaydaki antioksidan kateşinler, diyetin demir sindirimini ve emilimini engelleme etkisi gösterebiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeşil Çayın Zararları Var mıdır?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Genel olarak, yeşil çay diğer çay türlerine göre daha az kafein içerir. Bununla birlikte, bazı yeşil çay türleri, tipik siyah çayın veya espresso’nunkinden daha fazla kafeine sahip olabilir. Bununla birlikte, aşırı yeşil çay tüketimi, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, <a href="https://www.halildurmus.com/category/saglik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">uyku</a> güçlüğü, kaygı, sinirlilik, artan kalp atış hızı ve yüksek kan basıncına neden olabilir. Kafein duyarlılığı olan insanlar bu yan etkilere daha yatkındır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça</strong>: <strong><a href="https://www.gelgez.net/yesil-cay-icmek-zararli-mi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Gelgez</a></strong>, <strong><a href="https://www.eniyivitamin.com/yesil-cayin-egzersizler-uzerindeki-etkisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">EnİyiVitamin</a></strong>, <strong><a href="https://www.cnnturk.com/haber/saglik/yesil-cay-hafizayi-guclendiriyor" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Cnnturk</a></strong>, <strong><a href="https://tr.diabetesstressrelief.com/4519-green-tea-for-type-2-diabetes-can-i-drink-with-high-s.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Diabetesstressrelief</a></strong></p>



<ol class="wp-block-list"><li>Cemre Elmas , Ceren Gezer.Çay Bitkisinin (Camellia sinensis) Bileşimi ve Sağlık Etkileri.Gezer Akademik Gıda.2019;17(3):417-428</li><li>Hilal Şahin, Feramuz Özdemir.Yeşil Çayın Sağlık Üzerine Etkisi.Türkiye 9. Gıda Kongresi.2006:24-26</li><li>Sema GÜBÜR.Yeşil çay ve güncel yaklaşımlar.In:Editör:Prof. Dr. Muhittin TAYFUR.Beslenme ve Diyetetik Güncel bilgiler-2.Ankara:Hatipoğlu yayıncılık;2019.s:353-384.</li></ol>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/12/24/yesil-cayin-saglik-uzerine-etkisi/">Yeşil Çayın Sağlık Üzerine Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/12/24/yesil-cayin-saglik-uzerine-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 Dakikalık Yürüyüş mü?      Tansiyon İlacı mı?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/01/11/30-dakikalik-yuruyus-mu-tansiyon-ilaci-mi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/01/11/30-dakikalik-yuruyus-mu-tansiyon-ilaci-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2020 19:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyonİlacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batı Avustralya Üniversitesi&#8217;nden Dr. Michael Wheeler ve ekibinin yaptığı bir araştırmada, her sabah sadece 30 dakikalık egzersiz yapmanın tansiyonu düşürmede tansiyon ilaçları kadar etkili olabildiğini gösteren sonuçlar elde edildi. Araştırma kapsamında yapılan deneylerde, 55-80 yaş aralığındaki 35 kadın ve 32 erkeğin üç farklı günlük planı yapıldı. Rastgele sıralarla ve her bir uygulamanın arasında en az [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/11/30-dakikalik-yuruyus-mu-tansiyon-ilaci-mi/">30 Dakikalık Yürüyüş mü?      Tansiyon İlacı mı?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Batı Avustralya Üniversitesi&#8217;nden Dr. Michael Wheeler ve ekibinin yaptığı bir araştırmada, her sabah sadece 30 dakikalık egzersiz yapmanın tansiyonu düşürmede tansiyon ilaçları kadar etkili olabildiğini gösteren sonuçlar elde edildi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırma kapsamında yapılan deneylerde, 55-80 yaş aralığındaki 35 kadın ve 32 erkeğin üç farklı günlük planı yapıldı. Rastgele sıralarla ve her bir uygulamanın arasında en az altı gün olacak biçimde takip etmesi istendi. Katılımcılar ilk planda 8 saat kesintisiz oturdular. İkinci planda 1 saat oturup yürüyüş bandında orta yoğunlukta 30 dakikalık yürüyüş yaptıktan sonra 6,5 saat oturdular. Üçüncü planda ise, yine 1 saat oturup yürüyüş bandında orta yoğunlukta  30 dakikalık yürüyüş yaptıktan sonra 6,5 saat oturdular. Ancak bu oturma periyodunu, her 30 dakikada bir, 3 dakikalık hafif yoğunlukta yürüyüşlerle böldüler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"> Sonuçların standartlaştırılabilmesi adına bütün çalışmalar laboratuvar ortamında yapıldı. Katılımcılar günlük planların uygulandığı günlerde ve o günlerin arifesindeki akşamlarda aynı yemekleri yediler.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="880" height="487" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/122.jpg" alt="" class="wp-image-2604" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/122.jpg 880w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/122-300x166.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/122-768x425.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/122-810x448.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 880px) 100vw, 880px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçta, egzersiz içeren planların uygulandığı günlerde, egzersiz içermeyen planın uygulandığı günlere göre, hem kadınların hem erkeklerin ortalama tansiyonlarının daha düşük olduğu görüldü. Söz konusu etki, özellikle sistolik kan basıncında görüldü. Kalp kasıldığı andaki tansiyona sistolik kan basıncı deniyor. Kalbin gevşediği andaki tansiyon anlamına gelen diastolik kan basıncına nazaran kalp sorunlarının daha güçlü bir belirteci olarak kabul ediliyor.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/124-1.jpg" alt="Tansiyon aleti" class="wp-image-2608" width="214" height="118" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/124-1.jpg 670w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/124-1-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 214px) 100vw, 214px" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/125-1.jpg" alt="Tansiyon ilaçları" class="wp-image-2607" width="233" height="140"/></figure>
</div>
</div>



<h5 class="wp-block-heading">Kadınlar için 3 dakikalık kısa yürüyüşlerin ayırt edilebilir bir ek faydası olduysa da bu etki erkeklerde daha zayıf görüldü.</h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Araştırmacılar cinsiyetler arasındaki bu farkın nedenini tam olarak anlayamasa da bu durumun kadın ve erkeklerin egzersize verdikleri farklı adrenalin tepkileriyle ve çalışmaya katılan kadınların tamamının  menopoz sonrası dönemde olması ve dolayısıyla daha yüksek kalp-damar hastalığı riski taşımasıyla ilgili olabileceğini düşünüyor. Dr. Wheeler egzersiz içeren günlük planlar sonucunda, kadın ve erkeklerin ortalama tansiyonlarındaki düşüş miktarının bu yaş grubunda tansiyon ilaçlarından beklenen etkiye denk olduğunu belirtiyor. İngiliz Kalp Derneği’nden Chris Allen’a göre, Dr. Wheeler ve ekibinin araştırması, fiziksel etkinliğin tansiyonu düşürerek kalp krizi ve inme riskini azalttığını destekleyen çok sayıda bulguyu pekiştiriyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynakça:</strong> <strong><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/246944/Gunde_30_dakika_yuruyus_tansiyonu_dusuruyor.html">Cumhuriyet</a></strong> ,<strong><a href="https://www.newscientist.com/article/2194460-a-30-minute-walk-may-reduce-blood-pressure-by-as-much-as-medication/">Newscientist</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/11/30-dakikalik-yuruyus-mu-tansiyon-ilaci-mi/">30 Dakikalık Yürüyüş mü?      Tansiyon İlacı mı?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/01/11/30-dakikalik-yuruyus-mu-tansiyon-ilaci-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Şeyin Başı Sağlık, Sağlığın Başı Uyku</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/01/07/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/01/07/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jan 2020 19:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[NeKadarUyumalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[RemUyku]]></category>
		<category><![CDATA[SağlıklıUyku]]></category>
		<category><![CDATA[UykuAşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Uykuİhtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[UykuyaDalmanınYolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2463</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimileri için hayattaki en büyük zevklerden biri, kimileri içinse tam bir zaman kaybı. Hakkında ne düşünürsek düşünelim yaşamımızı devam ettirebilmemiz için gerekli en temel ihtiyaçlardan biri olan uykudan söz ediyoruz. Yeterli ve kaliteli uykunun sağlığa faydalı olduğu yaygın bir halk bilgisi olmanın yanı sıra bugün çok sayıda araştırmanın da desteklediği bir gerçek. Ancak araştırmaların işaret [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/07/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/">Her Şeyin Başı Sağlık, Sağlığın Başı Uyku</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kimileri için hayattaki en büyük zevklerden biri, kimileri içinse tam bir zaman kaybı. Hakkında ne düşünürsek düşünelim yaşamımızı devam ettirebilmemiz için gerekli en temel ihtiyaçlardan biri olan uykudan söz ediyoruz.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeterli ve kaliteli uykunun sağlığa faydalı olduğu yaygın bir halk bilgisi olmanın yanı sıra bugün çok sayıda araştırmanın da desteklediği bir gerçek. Ancak araştırmaların işaret ettiği bir başka gerçek de modern hayatta insanların gitgide daha az uyumaya başladığı. Bu durum, uzun vadede erken ölüm riskinde artışa kadar varan kapsamlı sağlık sorunlarının kaynağı olarak görülüyor. Özellikle son 20 yılda yapılan araştırmalar hem uykunun işlevleri hem de uykusuzluğun sonuçları hakkında önemli ipuçları ortaya koyuyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="820" height="407" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79-1.png" alt="" class="wp-image-2481" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79-1.png 820w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79-1-300x149.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79-1-768x381.png 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79-1-810x402.png 810w" sizes="auto, (max-width: 820px) 100vw, 820px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Ömrümüzün yaklaşık üçte birlik kısmını alan uyku pek çok kişi tarafından zaman kaybı olarak görülür. Hatta az uyuyan pek çok insan daha fazla uyuyanların hayatı kaçırdığını, zamanının bir kısmını boşa harcadığını düşünür. Ancak uyku konusundaki pek çok yeni araştırma yeterince uyumayan insanların yaşam sürelerinin daha kısa olduğunu gösteriyor. Yani hayatı kaçırmayayım diye uykuya pek yüz vermeyenler aslında hayatı başka türlü kaçırıyor olabilir. Üstelik görünüşe göre yetersiz uyku yaşam kalitesini de etkiliyor. Güncel araştırmalar yeterince uyumayanların çeşitli sağlık sorunları yaşama riskinin yeterince uyuyanlara göre daha fazla olduğunu gösteriyor. </p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<h5 class="has-text-color has-text-align-center wp-block-heading" style="color:#2190bf"> Uyku Pasif Bir Süreç Değil </h5>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p style="background-color:#ffffff" class="has-background has-small-font-size wp-block-paragraph">Uyku araştırmalarının öncülerinden Nathaniel Kleitman, 1953’te öğrencisi Eugene Aserinsky ile birlikte Chicago Üniversitesi’nde yaptığı araştırmalar sonucunda uykunun beyin etkinliğinin büyük ölçüde durakladığı bir durumdan ibaret olduğu yönündeki genel kanıyı yıktı. İkili uyku sırasında hızlı göz hareketlerinin gözlemlendiği periyotlar olduğunu keşfetti. Bu periyotlar hızlı göz hareketlerinden yola çıkılarak REM (rapid eye movement) uykusu olarak adlandırıldı. Bu tür bir uyku olması da uyku sırasında beyinde birtakım etkinlikler olduğunu düşündürdü.  </p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p style="background-color:#ffffff" class="has-background has-small-font-size wp-block-paragraph">İncelenen tüm kara memelilerinde REM uykusuna rastlanıyor. Normal bir uyku döngüsünde REM uykusu derin uyku olarak da bilinen REM dışı uykuyla dönüşümlü olarak gerçekleşiyor. Bu sistem vücudumuzdaki her hücrede bulunan ve bir çeşit vücut saati işlevi oluşturan sirkadiyan ritimlerle yönetiliyor. Bu ritimler Güneş’in doğup batmasıyla senkronize oluyor. REM uykusunun, yeni öğrendiğimiz şeylerin mevcut bilgi birikimimize eklenmesi ve duygularımızın düzenlenmesi için önemli olduğu biliniyor, ayrıca beynin gelişiminde can alıcı bir rol oynadığı düşünülüyor. </p>
</div>
</div>
</div></div>
</div></div>



<h4 class="wp-block-heading">Uyku Aşamalarına Bakış </h4>



<p class="wp-block-paragraph">Tipik bir gece uykusu belirli aşamalar içeren döngülerden oluşuyor. Her bir aşamada geçirdiğiniz süre uyku kalitenizi etkiliyor.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/79.jpg" alt="Uyku Aşamalarına Bakış" class="wp-image-2465" width="359" height="338"/><figcaption> </figcaption></figure></div>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35"><strong>UYANIKLIK </strong></h5>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">Rem Uykusu </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Bir gecelik uykunun %25’ini kapsar. İlk olarak uykuya daldıktan 90 dakika sonra, daha sonra da her 90 dakikada bir gerçekleşir. Bu aşamanın süresi gecenin ilerleyen saatlerinde uzar. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">1. AŞAMA  </h5>



<p class="wp-block-paragraph">Hafif uykudur. Uykuya ilk daldığımız sıradaki ve uyanmadan hemen önceki uykudur. Süresi tipik olarak 7 dakika kadardır. Bu aşamada vücudunuzda seğirmeler ya da düşme hissine benzer ani irkilmeler olabilir. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">2. AŞAMA</h5>



<p class="wp-block-paragraph">Daha derin bir uykudur. Süresi 25 dakikayı bulabilir. Beyin dalgaları yavaşlar ve araştırmacılar “uyku iğcikleri” olarak adlandırılan ve hafızanın sağlamlaşmasıyla ilişkilendirilen belirgin beyin dalgalarını tespit edebilir. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">3. + 4. AŞAMA </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> REM dışı uykunun en son ve en derin aşamasıdır. Kalp atışı yavaşlar. Bu aşama 40 dakikayı bulabilir. Beyin etkinliği “yavaş dalgalara” doğru kayar. Kişi dışarıdan gelen gürültülerin daha az farkındadır. Uykunuzun bu aşamasında uyandırılırsanız tamamen uyanık hale gelmeniz bir saati bulabilir. </p>



<h4 class="wp-block-heading">Uyku Temel Bir İhtiyaç </h4>



<p class="wp-block-paragraph">Pek çok gözlem ve bulgu her şeyden önce de canlılar dünyasında çok yaygın oluşu uykunun beyinde önemli işlevleri olduğuna işaret ediyor. Görünüşe göre tüm hayvanlar, bir süre bilinçsiz ve tepkisiz halde olmanın getirdiği büyük risklere rağmen uyuyor. Yapılan araştırmalar kuşlardan arılara, iguanalardan hamamböcekleri ve sirke sineklerine çok çeşitli canlıların uyuduğunu gösteriyor. Bazı canlılar yaşam düzenlerinde uykuya yer verebilmek için sıra dışı özellikler bile geliştirmiş. Örneğin nefes almak için su yüzeyine çıkması gereken yunusların ve başka bazı deniz memelilerin uyku düzeninde beynin iki yarım küresi dönüşümlü olarak uyuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="310" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/81.jpg" alt="Uyku Temel Bir İhtiyaç " class="wp-image-2477" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/81.jpg 620w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/81-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Son 20 yılda yapılan araştırmalar uykuya neden ihtiyaç duyduğumuz sorusuna kısmen de olsa açıklama getirdi. Bu konuda varılan en bariz sonuç ise uykunun tek bir işlevinin olmadığı. Uyku bağışıklık sisteminin iç işleyişinden sağlıklı hormon dengesine, duygusal ve ruhsal sağlık durumundan öğrenme ve hafızaya kadar çok sayıda biyolojik sürecin optimum işlev görebilmesi için gerekli görünüyor. Öte yandan uyku olmadığında bu işlevlerin hiçbiri tamamen başarısızlığa uğramıyor. Bu durumda uykunun bu sistemler için mutlak bir gereklilik olmaktan çok bu sistemlerin performansını iyileştirici bir etkisi olduğu anlaşılıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Berkeley’deki California Üniversitesi’nden Matthew Walker, son yıllarda uykunun diyet ve egzersizle birlikte sağlıklı yaşamın üçüncü ayağı olarak kabul edilmeye başlandığını söylüyor. Ancak Walker’a göre uykunun önemi ondan da öte: Uyku öbür iki ayağın da dayanak noktasını oluşturuyor. Walker vücuttaki her türlü dokuda ve beyindeki her süreçte uykunun iyileştirici etkisi olduğunu, uykusuzluk sonucunda da bunların tamamının olumsuz etkilendiğini belirtiyor.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Uykunun hafıza oluşumundaki, onarım ve büyüme süreçlerindeki faydalı etkisi iyi biliniyor. Ancak araştırmalar uykunun ve dolayısıyla uykusuzluğun doğrudan gözlemlenmesi daha zor pek çok başka etkileri de olduğunu gösteriyor.   </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetersiz uyku duyguları ve mantıklı karar verme yeteneğini, bağışıklık sistemini, hormonal dengeyi ve iştahı olumsuz yönde etkiliyor. İnsanlarda ve laboratuvar hayvanlarında yapılan araştırmalar kronik uykusuzluğun obezite, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve daha kısa yaşam süresiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca uykusuzluğun depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni gibi zihinsel sağlık sorunları ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarla da ilişkili olduğu yönünde gitgide daha fazla bulgu elde ediliyor. Üstelik uykunun sadece süresi değil zamanı da önemli. Yanlış zamanda uyumak da vücut saatini altüst ederek olumsuz etkilerin artmasına neden oluyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Ne Kadar Uyumalıyız? </h4>



<p class="wp-block-paragraph"> Görünüşe göre yeterince uyumak sağlığımız için elzem. Peki ama ne kadar uyursak yeterince uyumuş sayılırız? Sağlıklı bir yaşam için günde 8 saat uyumak gerektiği yaygın bir tavsiyedir. Ancak aslında bu sürenin bilinen bir dayanağı yok. İnsanların anketlerde uyku sürelerini genellikle 7-9 saat olarak bildirmesinden kaynaklanıyor olabilir. Los Angeles’taki California Üniversitesi’nden Jerome Siegel insanlığın geçmişine bakıldığında 8 saatin gerçekten de bir dayanağı olmadığı görüşünde. Siegel’in elektrik kullanmayan kimi yerli kabilelerinin kültürleri üzerindeki araştırması bu insanların 6-7 saat uykuyla hayatlarını sürdürebildiğini gösteriyor. Üstelik Birleşik Krallık’taki Surrey Üniversitesi’nden Derk-Jan Dijk’in belirttiğine göre bu insanlar gayet sağlıklı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="642" height="355" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/82.jpg" alt="Ne Kadar Uyumalıyız? " class="wp-image-2478" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/82.jpg 642w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/82-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 642px) 100vw, 642px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçta 8 saatin gerçek bir standart olmadığı, 7 saatin de yeterli bir uyku süresi olabileceği düşünülüyor. Öte yandan ABD’de yakın zamanda yapılan bir araştırmada 7 saatten az uyumanın obezite, kalp hastalığı, depresyon ve erken ölüm riskini artırdığı belirlendi ve en az 7 saat uyumanın hedeflenmesi tavsiye edildi. </p>



<h4 class="wp-block-heading">Uykuya Dalmanın En İyi Yolları </h4>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="600" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/83.jpg" alt="Uykuya Dalmanın En İyi Yolları " class="wp-image-2479" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/83.jpg 1000w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/83-300x180.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/83-768x461.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/83-810x486.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35"> Mavi Işıktan Kaçının </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Tabletler, cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar çok miktarda kısa dalga boyunda mavi ışık yayarak uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasında aksaklığa neden oluyor. Bu hormon normalde akşamın ortasından başlayıp geç saatlerine kadar üretiliyor. Ancak yatmadan önce iki saat süreyle mavi ışık yayan ekranların kullanılması melatonin konsantrasyonunu %22 oranında azaltıyor. Bu durum uykuya dalmanın daha uzun sürmesine ve REM uykusu süresinin azalmasına neden oluyor. Çünkü tüm bir uyku döngüsü gecikmiş ve uykunun tüm aşamalarının gerçekleşmesi için yeterli zaman kalmamış oluyor. Televizyon ekranları ise belirli bir uzaklıktan izlendiği için sakıncalı değil. Uykuya dalmayı kolaylaştırmak için yatmadan iki saat önce mavi ışık yayan mobil cihazların kullanımına ara verilmesi öneriliyor. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35"> Vişne Suyu Destekleyebilir </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Melatonince zengin olan vişne suyu üzerinde yakın zamanda yapılan bir araştırma günde iki kere vişne suyu içen yetişkinlerin 34 dakika daha fazla uyuduğunu ve gün içinde daha az kestirdiğini gösterdi. Dolayısıyla vişne suyu uykuya daha kolay dalmaya çalışanların başvuracağı doğal bir çözüm olabilir. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">Sıcaklık Kontrolü </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Ortamın sıcaklığı kaliteli bir uyku açısından hayli önemli. Uykuya daldığımızda melatonin vücudumuzu birkaç derece soğutuyor ve fazla ısıtılmış bir ortam bu süreç için engel teşkil edebiliyor. Ancak ortam çok soğuk olduğunda da uykuya dalmakta zorlanabiliyoruz. Yakın zamanda yapılan bir araştırma klimayı çok düşük dereceye ayarlamanın uykuya dalmayı zorlaştırdığını, çünkü bu durumda vücudun tüm gücünü sıcaklığını korumak için harcamaya başladığını gösteriyor. Prensip olarak yatak odasının 18-21°C arasında tutulması ve eğer dışarıda çok gürültü yoksa bir pencerenin açık bırakılması öneriliyor. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">Alkol Tüketimi Uykuyu Bozuyor </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Yatmadan önce alkol tüketilmesi normalde sadece gündüzleri görülen alfa beyin dalgalarını harekete geçirerek yavaş dalgalı uykuyu (derin uyku) aksatıyor. Akşamın erken saatlerinde içilen bir içki bile etki gösteriyor. Birleşik Krallık’taki Surrey Üniversitesi’nden Derk-Jan Dijk akşam 5-6 civarı içilen birkaç içkiden sonra yatma saatinde kandaki alkol düzeyi sıfıra inse bile alınan alkolün gecenin ikinci yarısında uyanıklığa neden olduğunu belirtiyor. Dijk bu etkinin alkolün vücutta metabolize edilmesinin bir yan etkisi olabileceğini düşünüyor. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35">Sigara da Uyku Düşmanı </h5>



<p class="wp-block-paragraph"> Hangi saatte içilirse içilsin sigara uykuyu olumsuz yönde etkiliyor. Araştırmalar bir günde içilen her bir sigaranın toplam uyku süresini 1,2 dakika azalttığını gösteriyor. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalarda da nikotinin akciğerlerdeki ve beyindeki bir sirkadiyan saat proteininin işlevini aksattığı belirlendi. </p>



<h5 class="has-text-color wp-block-heading" style="color:#cf4d35"> Ne Zaman Uyuduğumuz Önemli </h5>



<p class="wp-block-paragraph">Kaliteli bir uyku için belki de en önemli unsur ne zaman uyuduğumuz. Uyurken ne kadar çok uyku döngüsüne girersek REM uykumuzun her döngüdeki süresi de o kadar uzuyor. REM uykusu yeni öğrendiğimiz şeylerin mevcut birikimimize eklenmesi, duygularımızın düzenlenmesi ve beyin gelişimi için önem taşıyor. REM uykusunun asıl uzun kısmı ise kalkmadan önceki birkaç saatte gerçekleşiyor. Ancak bu sadece ne kadar süre uyuduğumuzla değil uyuduğumuz saatlerin sirkadiyan saatimizle uyumuyla da ilgili. Sirkadiyan saat de ışık döngüsüyle düzenlendiği için ışık uyku süreci için önem taşıyor. Boston’daki Harvard Tıp Okulu’ndan Charles Czeisler ışıklı çalar saatlerin sirkadiyan saatimizi günlük düzenimize uydurmak amacıyla kullanılabileceğini düşünüyor. Yapay ışığın bu şekilde kullanımı, modern yaşam tarzımızda Güneş’in doğuşundan önce kalkmamız gerekse bile derin uykudan uyanmamızı sağlayıp mahmurluk hissimizi azaltabilir. </p>



<h4 class="wp-block-heading">Modern Yaşamda Sağlık Çaba Gerektiriyor</h4>



<p class="wp-block-paragraph"> Sonuç olarak güncel araştırmaların bize verdiği mesaj, modern yaşam şartlarının gölgesinde kalan uykuya yeterli zamanı ayırmanın hiç de ihmal etmememiz gereken bir sağlık koşulu olduğu yönünde. Bir yandan modern tıp bize neredeyse sınırsız sağlık imkânları sağlarken öte yandan modern hayatın sağlığın en önemli unsurlarından birine bu kadar zarar veriyor olması aslında çok tanıdık bir durum. Zira aynı şey sağlıklı beslenme ve egzersiz için de geçerli. Görünüşe göre bu kadar gelişmiş tıbbi imkânlar içinde sağlıklı kalabilmek için sağlığımızın diğer tüm unsurları gibi uyku konusunda da özel bir çaba harcamamız gerekiyor.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynakça: <strong><a href="https://medium.com/sercansolmaz/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku-ba2b3282f42c">Medium</a></strong> , <strong><a href="http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/makale/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku">Bilim ve Teknik</a></strong> , <strong> <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.sdencenews.org/pictures/sleep/sn_sleep_dymgtosleepjo.pdf" target="_blank">Sdencenews</a></strong> ,  <strong><a href="http://www.neurosciencegateway.uda.edu/sites/all/files/sleep-research/sciam2003/ sciamsleep.pdf">Neurosciencegateway </a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Sleep: A practical guide”, New Scientist, s. 32–39,28 Mayıs 2016. Stickgold, R., “Sleep On It!’; Scientific American, Sayı 313, s. 52–57, Ekim 2015. Tononi, G., Cirelli, C., “Perchance to Prune; Scientific American, Sayı 309, s. 34–39, Ağu.2013. &nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/07/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/">Her Şeyin Başı Sağlık, Sağlığın Başı Uyku</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/01/07/her-seyin-basi-saglik-sagligin-basi-uyku/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küflenmiş Ekmek Yemek Tehlikeli mi?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2019/04/23/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2019/04/23/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Apr 2019 11:43:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[KüflenmişEkmek]]></category>
		<category><![CDATA[KüflüEkmeğinZararları]]></category>
		<category><![CDATA[KüflüEkmek]]></category>
		<category><![CDATA[KüfluEkmekSağlığaZararlımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üzerindeki küfü kestiğimizde kalan ekmeğin zararsız olacağını düşünebiliriz. Ancak attığımız küf sporları buzdağının sadece görünen kısmı olarak düşenebiliriz. </p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/23/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi/">Küflenmiş Ekmek Yemek Tehlikeli mi?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Küflenmiş ekmek yenilir mi, yenilirse ne olur? Küflenmiş ekmek yemenin sağlığa herhangi bir zararı var mıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Üzerindeki küfü kestiğimizde kalan ekmeğin zararsız olacağını düşünebiliriz. Ancak attığımız küf sporları buzdağının sadece görünen kısmı olarak düşenebiliriz. Mantarlar aleminin üyesi olan küf mantarları, çıplak gözle görmenin çok zor olduğunu <em>hif</em> adındaki kök benzeri yapılarıyla hızlıca büyüyerek ekmeği içeriden kuşatırlar. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="702" height="355" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/50.jpg" alt="Küflü ekmek sağlığa zararlıdır." class="wp-image-2307" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/50.jpg 702w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/50-300x152.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 702px) 100vw, 702px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İçerisinde küf mantarları bulunan bazı peynir türleri soya sosu gibi gıdaları sağlık tehdidi olmaksızın tüketmemiz küflü ekmek yemenin de zararsız olacağı yanılgısına yol açabilir. Yaklaşık 300.000 üyesi olduğu düşünülen küf mantarlarının birçoğu zararsızken, bazı türleri ölümcül olabilecek derecede tehlikelidir ve ekmeğimizde gelişen mantarın hangi türde olduğunu çıplak gözle anlamak imkansızdır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin, <em>Cladosporium </em>türü mantarlar genelde zararsız olmalarına rağmen alerji tetikleyebilirler. Mikotoksin adlı zehirli metabolizma ürününü üreten 400 mantardan biri olan <em>Penicillium crustosum </em>ise kas krampları gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="625" height="313" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/51.jpg" alt="Küflü ekmek sağlığa zararlıdır." class="wp-image-3146" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/51.jpg 625w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/02/51-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 625px) 100vw, 625px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Siyah ekmek küfü olarak da bilinen <em>Rhizopus stolonifer</em> mantarları özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde zigomikoz ( ya da mukormikoz) adlı ölümcül olabilen enfeksiyona ve kalıcı sağlık sorunlarına neden olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Küflü yiyecek tüketildiğinde ortaya çıkan yan etkiler: Kusma, karın ağrısı ve çeşitli bölgelerde ödem meydana gelmesi riski olabilir. Durumu ciddiye almalısınız çünkü sadece bağışıklık sistemini çökertmekle kalmıyor kalp ve böbreklerde yağlanma gibi ciddi hastalıklara neden olabiliyor.  </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bahsi geçen ekmek riskli durumların oluşma ihtimali nadir olsa da küflü ekmek görüldüğünde zararsız olduğunu düşünmektense bunları hatırlamak daha doğru olacaktır. </p>



<h4 class="wp-block-heading">Ekmeklerin küflenmemesi için ne yapmalıyız?</h4>



<p class="wp-block-paragraph">1-Ekmeklerin küflenmemesi için yapılması gereken , gün içinde yiyebileceğiniz kadar ekmek almak. </p>



<p class="wp-block-paragraph">2-Ekmekler buzlukta saklanabilir. Yemek istediğinizde , 45 dk önce çıkarıp tüketebilirsiniz. İlk günkü kadar taze olacaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KAYNAKLAR:</strong> <strong><a href="https://www.bilimseldunya.com/kuflenmis-ekmek/">BİLİMSEL DÜNYA</a>,</strong> <strong><a href="http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/makale/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi">BİLİM VE TEKNİK</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/23/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi/">Küflenmiş Ekmek Yemek Tehlikeli mi?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2019/04/23/kuflenmis-ekmek-yemek-tehlikeli-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İki Kanser, Kan Tahliliyle Erken Teşhis</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2019/04/14/iki-kansere-kan-tahliliyle-erken-teshis/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2019/04/14/iki-kansere-kan-tahliliyle-erken-teshis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Apr 2019 21:55:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Antikor]]></category>
		<category><![CDATA[KanserTeşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[KanserTest]]></category>
		<category><![CDATA[KanTahlil]]></category>
		<category><![CDATA[MakineÖğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[PankreasKanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Veri]]></category>
		<category><![CDATA[YumurtalıkKanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser, günümüzde insanları en çok korkutan hastalıkların başında geliyor.  Kansere karşı tedbirli olmak ve erken teşhis için gerekli kontrolleri yaptırmak büyük önem taşıyor. Çünkü erken tanı pek çok kanser türünde hayat kurtarabiliyor. Yapılacak bir kan testi ile her yaştan kişi kansere karşı erken önlem alıp, kendini koruyabilir. Peki bunun için hangi kan testlerini yaptırmak gerekiyor? Kanser erken teşhisin en [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/14/iki-kansere-kan-tahliliyle-erken-teshis/">İki Kanser, Kan Tahliliyle Erken Teşhis</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Kanser, günümüzde insanları en çok korkutan hastalıkların başında geliyor.  Kansere karşı tedbirli olmak ve erken teşhis için gerekli kontrolleri yaptırmak büyük önem taşıyor. Çünkü erken tanı pek çok kanser türünde hayat kurtarabiliyor. Yapılacak bir kan testi ile her yaştan kişi kansere karşı erken önlem alıp, kendini koruyabilir. Peki bunun için hangi kan testlerini yaptırmak gerekiyor? </h5>



<p class="wp-block-paragraph">Kanser erken teşhisin en çok önem taşıdığı hastalık türleri arasında. Geçtiğimiz yıl yapılan iki araştırmanın birinde yumurtalık kanserine, diğerinde ise pankreas kanserine kan tahlili yoluyla erken teşhis koyulmasını sağlayan yöntemler geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçları <em>Journal of Clinical Oncology</em>&#8216;de yayınlanan çok ortaklı çalışmada pankreas kanserini, başarılı cerrahi müdahale imkanının hala var olduğu 1 ve 2 aşamlarda %96 doğrulukla teşhis edebilen bir kan testi geliştirildi. Kan testi antikor çipleri yardımıyla oluşturuldu. Antikor çiplerinde bir platform üzerindeki çok sayıda minik kuyucukta farklı proteinlere özel antikorlar bulunuyor. Söz konusu çalışmada bağışıklık düzenleyici proteinler ile kanserle ilintili antijenlere özel antikorlar kullanıldı. Çiplerde bulunan yüzlerce antikordan 29&#8217;unun pankreas kanserinin erken teşhisi için belirleyici olduğu tespit edildi. Pankreas kanseri genellikle ileri aşamasında teşhis ediliyor ve bu aşamadaki pankreas kanserlerinde tam iyileşme mümkün olmadığı gibi az sayıda tedavi seçeneği bulunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="653" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41-1024x653.jpg" alt="" class="wp-image-2286" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41-1024x653.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41-300x191.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41-768x489.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41-810x516.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/41.jpg 1100w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçları <em>eLife</em>&#8216;ta yayımlanan diğer çalışmada ise araştırmacılar yumurtalık  kanseri riskiyle ilintili bir grup mikroRNA tespit edildi. MikroRNA&#8217;lar protein kodlamayan ancak genlerin etkinleştirilmesi ya da etkisizleştirilmesi süreçlerinde rol oynayan küçük RNA yapılı genetik moleküller. Araştırmacılar yumurtalık kanseri hücrelerinin normal hücrelerden farklı bir mikroRNA&#8217;lar kanda dolaşan moleküller olduğu için kanda bulunma düzeylerinin serum örnekleriyle tespiti mümkün. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="538" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-1024x538.png" alt="" class="wp-image-2287" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-1024x538.png 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-300x158.png 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-768x403.png 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-810x425.png 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43-1140x599.png 1140w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/43.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Kanser testi</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar farklı mikroRNA&#8217;ların hasta ve sağlıklı insanlardaki düzeylerine ilişkin verileri bir makine öğrenmesi yaklaşımıyla değerlendirdi. Yumurtalık kanserini en doğru şekilde öngörecek bir model geliştirdi. 51 hasta üzerinde yapılan denemede anormal test sonuçlarının %91,3&#8217;ü gerçekten yumurtalık kanseri hastalarına aittir. Negatif test sonuçları %80 oranında isabetliydi ki bu da Pap-smear testinin ki ile aynı oran.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Kanseri teşhisi için kullanılan kan testleri</h4>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Tam Kan Sayımı:</strong> Hemogram veya CBC olarak ta bilinen tam kan sayımı testi; tümör, enfeksiyon, lösemi (kan kanseri) ve pek çok kanser türüne tanı koyabilmek için yapılan kolay, pratik ve güvenilir bir testtir. Hemogram testi ile kan hücrelerinin sayısı ve niteliği incelenerek anormal durumlar saptanabilir. </li><li><strong>Tümör marker testleri:</strong> Tümör markerları olarak tarif edilen bir grup madde, kanserle ilişkili bir durum oluştuğunda kanda miktarı değişen maddelerdir. Tümör hücreleri tarafından üretilen bu maddeler pek çok testle saptanabilmektedir. </li><li><strong>Kan protein testileri:</strong> Kanda bulunan protein çeşit ve miktarını incelemek için yapılır ve sonuçları pek çok kanser türü hakkında önemli bilgiler verir. </li></ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynaklar :</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/">BİLİM VE TEKNİK</a></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://ascopubs.org/journal/jco">JOURNAL OF CLİNİCAL ONCOLOGY</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/14/iki-kansere-kan-tahliliyle-erken-teshis/">İki Kanser, Kan Tahliliyle Erken Teşhis</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2019/04/14/iki-kansere-kan-tahliliyle-erken-teshis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücudumuzda İlaç Taşıyan Nano Robotlar</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2019/04/13/vucudumuzda-ilac-tasiyan-nano-robotlar/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2019/04/13/vucudumuzda-ilac-tasiyan-nano-robotlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 23:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[GözdeNanoRobotlar]]></category>
		<category><![CDATA[NanoRobot]]></category>
		<category><![CDATA[NanoRobotlarınBoyutu]]></category>
		<category><![CDATA[NanoRobotlarNeİşeYarar]]></category>
		<category><![CDATA[OptikKoheransTomografi]]></category>
		<category><![CDATA[RobotlarunBiyolojikOrtam]]></category>
		<category><![CDATA[VücudumuzdaİlaçTaşıma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçük Robotlar Tedavi amaçlı ilaçların vücutta hedeflenen bölgelere ulaştırılması için küçük robotların kullanımı konusunda çeşitli uygulamalar geliştiriliyor. Bu sayede ilaçlardaki etken maddelerin tedavi edilecek bölgeye ulaştırılması ve kontrollü bir şekilde salınımının sağlanması hedefleniyor. Aktif bir şekilde yönlendirilecek hareketi sağlanan mikro ve nano boyutlardaki parçacıklarla vücudun belli bölgelerine ilaç transfer edilmesi araştırmacıların son zamanlarda üzerine yoğun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/13/vucudumuzda-ilac-tasiyan-nano-robotlar/">Vücudumuzda İlaç Taşıyan Nano Robotlar</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">Küçük Robotlar</h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tedavi amaçlı ilaçların vücutta hedeflenen bölgelere ulaştırılması için küçük robotların kullanımı konusunda çeşitli uygulamalar geliştiriliyor. Bu sayede ilaçlardaki etken maddelerin tedavi edilecek bölgeye ulaştırılması ve kontrollü bir şekilde salınımının sağlanması hedefleniyor. Aktif bir şekilde yönlendirilecek hareketi sağlanan mikro ve nano boyutlardaki parçacıklarla vücudun belli bölgelerine ilaç transfer edilmesi araştırmacıların son zamanlarda üzerine yoğun bir şekilde eğildikleri konular arasında dikkat çekiyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Dolaşım ve sindirim sisteminde ilaç, taşıyan robotların hareketi daha kolayken gözün camsı cisim bölgesi gibi yoğunluğu fazla ve doku ağlarının  karmaşık olduğu bölgelerde hareket etmesi zorlaşıyor ve hedefe ulaşmak güçleşebiliyor. Araştırmacılar, üzerinde çalıştıkları nano boyutlardaki robot tasarımları ile bu sorunun  üstesinden gelmiş görünüyorlar.</font></font></font></font></strong></p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/39.jpg" alt="" class="wp-image-2272" width="466" height="359" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/39.jpg 770w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/39-300x231.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/39-768x592.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 466px) 100vw, 466px" /><figcaption>Küçük Robotlar</figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Nano Robotlar ne işe yarar?</font></font></font></font></font></font></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Günümüze kadar biyolojik ortamda yönlendirilebilen az denilebilecek sayıda mikro sistem geliştirilmiştir. Bu sistemler, genellikle vücudun dolaşım ve sindirim sistemi gibi sıvı içeren bölgelerindedir. Kimyasal, mekanik ya da manyetik yolla itilerek hareket ettirilen yapılardan oluşuyor. Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen araştırmalarda, ilaç taşınmasında küçük robotların kullanılmasına ilişkin bazı kısıtlamalar tespit edilmiş. Örneğin yaklaşık 285 mikrometre çapında ve 1800 mikrometre uzunluktaki silindir şeklinde manyetik yapılarla gerçekleştirilen araştırmalarda, gözün camsı cisim bölgesinde hareketin kısıtlandığı belirlenmiş.Önceki araştırmalar ışığında, vücudun farklı ve daha yoğun yapıya  sahip bölgelerinde ilaç transferinde kullanılan robotların kolayca hareket etmesini sağlayabilmek için boyut,şekil ve yüzey kaplamalarının hareket için uygunluğu gibi konuların önemli etmenler olduğu sonucuna ulaşılmış. Sonuç olarak, daha karmaşık doku ağlarından oluşan ya da yoğunluğunun fazla olduğu vücut bölgelerinde ilaç transferi için robotların kullanılmasının önünde aşılması gereken engeller bulunuyor.</font></font></p>



<h4 class="wp-block-heading"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Gözde Nano Robotlar</font></font></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Gözde bulunan jel benzeri göz sıvısında ilerleyebilecek şekilde tasarlanan nano robotlar oftalmoloji (görme yolu hastalıkları ve cerrahisiyle ilgilenen tıp dalı) alanında önemli gelişmeler vaat ediyor.Geleneksel ilaç taşıyıcı sistemler, düzensiz pasif difüzyon prensipleriyle çalışır. Gözün arka kısmında hedeflenen bölgelere hızlı bir şekilde ilaç göndermede yetersiz kalabiliyorlar. Ayrıca pek çok doku bölgesinde bulunan sıkı makro moleküler yapılar  da geleneksel sistemlerle taşınan ilaçların hedef noktasına ulaşmalarının önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Zhiguang Wu ve arkadaşları bu sorunu aşmanın bir yolunu bulduklarını yayımladıkları makale ile duyurdular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Makale: <strong><a href="https://advances.sciencemag.org/content/4/11/eaat4388">SCİENCEADVANCES</a></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="550" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/36.jpg" alt="" class="wp-image-2273" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/36.jpg 960w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/36-300x172.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/36-768x440.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/36-810x464.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /><figcaption>Göz</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Max Planck Enstitüsü  Akıllı Sistemler Bölümü öncülüğünde kontrollü ilaç salımı üzerine yürütülen araştırmalarda gözdeki gibi yoğun doku içeren bölgelerde kolaylıkla hareket edebilen ve şekilleri burguyu andıran robotlar geliştirildi. 500 nm genişlikten daha küçük çaba sahip (bir saç telinin çapının yaklaşık 200&#8217;de 1&#8217;i kadar) robotlar göz sıvısı gibi jele benzeyen  bölgelerde rahatlıkla ilerleyebilecek şekilde tasarlandı. Nano boyutlardaki robotların şekilleri ve yüzey kaplamaları da ilerledikleri bölgelerde bulunan biyolojik yapılara zarar vermeyecek şekilde geliştirildi. Böylece nano robotların ilk defa yoğun doku ortamında hareketi gerçekleştirilmiş oldu. Bundan sonra ki araştırmaların amacı ise bu nano robotları tedavi edici unsurlarla yüklemek ve vücutta hedeflenen bölgeye etkili bir şekilde ulaştırmak.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Optik Koherans Tomografisi (OCT)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"> <br><strong>Optik Koherans Tomogragisi (OCT) müdahale gerektirmeyen bir görüntüleme sistemi olup gözdeki kesitlerin ışık kullanılarak detaylı görüntülenmesini sağlar.</strong> <br></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kullanılan ışık kaynağına bağlı olarak görüntünün çözünürlüğü artırılabilir. Gözdeki rahatsızlıkların (glokom( göz tansiyonu), sarı nokta hastalığı, retina rahatsızlıkları ve diyabetik göz hastalıkları gibi) tanılanmasında oldukça etkili bir yöntemdir. Çok kısa sürelerde hiçbir cerrahi işleme gerek duymadan gerçekleştirilebilen yöntem göze herhangi bir zarar da vermemektedir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="439" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/35.jpg" alt="" class="wp-image-2269" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/35.jpg 800w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/35-300x165.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/35-768x421.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption>Vitroz bölgeye taşıyıcı robotlar enjekte ediliyor.  Robotlar manyetik yolla vitröz bölgeden geçerek retinaya doğru hareket ediyor. Tüm süreç Optik Koherans Tomografisi (OCT) ile izleniyor.<br></figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Nano Robotların Boyutu </font></font></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar yaptıkları ile ilk defa gözün vitröz bölgesinden (gözdeki lens ve retina arasında bulunan jele benzer, renksiz ve saydam bölge) geçerek retinaya ulaşabilen oldukça küçük sayılabilecek robotlar geliştirdiler. Vitröz bölgedeki gözeneklerin yaklaşık 500 nm boyutlarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu boyutlardan daha küçük robotların herhangi bir sorun olmadan ilerlemesi mümkün gözüküyor. Laboratuvarda vitröz bölge benzeri ortamlar oluşturularak yapılan çalışmalarda, 120 nm çapa ve 400 nm uzunluğa sahip  manyetik özellikli burgu robotlar, başarılı bir şekilde hedeflenen mesafeleri katedip gözün retina bölgesine ulaştı.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="240" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/38.jpg" alt="" data-id="2275" data-link="https://www.halildurmus.com/?attachment_id=2275" class="wp-image-2275" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/38.jpg 600w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/38-300x120.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nano boyutlardaki robotlar temel olarak  kafa ve kuyruk kısımlarından oluşuyor. Kafa kısmının çapı bir saç telinin çapının yaklaşık iki yüzde biri kadar. Bu ölçüde minik robotların vitröz bölgedeki ağ yapıdan geçebilmesi için yeterli küçüklükte oldukları anlamına geliyor. Robotların kuyruk kısmı ise yaklaşık 2 mikrometre uzunlukta burgu şeklinde yapılar. Robotların yapısı ile ilgili bir diğer önemli husus, manyetik alan ile hareket etmelerini sağlamak için nikel  ya da  demirden faydanılması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dışardan uygulanan manyetik alan sayesinde yüzeyleri kaplamış nano robotların kontrollü hareketi sağlanarak nano robot sürüleri göz küresinden retinaya 30 dakikada ulaştırıldı. Bu sırada robotların hareketleri de Optik Koherans Tomografisi (OCT) ile görüntülendi.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">Biyolojik Ortam</font></font></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan çalışmada, robotların biyolojik ortamda hareketine dair iki önemli kriter olduğu belirtiliyor:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Robotların boyutlarının doku ağlarını ile uyumunun azami ölçüde olması, </li><li>Robotların biyolojik ortamlarla etkileşimlerinin mümkün olan en düşük düzeyde gerçekleşmesi,</li></ol>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmanın temelini oluşturan bu iki kriteri sağlamak için gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda kendi uzunluğunun 3 katı kadar mesafeyi bir saniye içerisinde kateden robotlar ortaya çıktı. Bununla birlikte, araştırmacılar nano robotların biyolojik ortamlarla olan etkileşimini azaltmak ve yüzeylere yapışmalarını engellemek için <em>Nepenthes  </em>etobur bitkisinin yüzeyinde bulunan perflerokarbon bazlı yüzey kaplamalarından ilham aldı. Bu sayede robotların biyolojik dokular arasından engellenmeden hareket ettirilmesi başarıldı. Ayrıca yüzey kaplaması sayesinde robotların yüksek basınç ve fiziksel hasarlara karşı oldukça dayanıklı hale gelmesi ve raf ömürlerinin de uzaması sağlandı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="413" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/40-1.jpg" alt="" class="wp-image-2276" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/40-1.jpg 620w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2019/04/40-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /><figcaption>Vücutta hedeflenen bölgeye etkili bir şekilde ulaştırmak</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Çok küçük robotlarla gerçekleştirilen ilaç transferinin pasif difüzyonla ilaç salımına karşı üstün noktaları var. Gözde hedeflenen bölgenin oldukça küçük boyutlarda olduğu değerlendirildiğinde robotlarla etkili bir şekilde ilaç transferi gerçekleştirilebiliyorken pasif difüzyon ile bu kesinlikle bir transfer mümkün değil. Heterojen yapıdaki biyolojik ortamların homojen bir dağılıma izin vermemesi de pasif difüzyonun eksik yönlerinden sayılabilir. Hedeflenen bölgeye ulaşabilen robotlar ise daha düşük oranlarda yan etkilerin oluşmasını ve tedavi olasılığının artmasını garanti altına alıyor. Son olarak robotların göze enjekte edilmesinden sonra retina bölgesine ulaşması yaklaşık 30 dakika içerisinde gerçekleşiyor. Bu süre difüzyon yoluyla parçacıkların retinaya ulaşma süresinin yaklaşık onda biri kadar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar bundan sonraki süreçte, nano robotların göze enjeksiyonundan başlayarak, uzun mesafeli hareketlerini, bu hareketlerin anlık takibini ve hedef noktasında kontrollü bir şekilde  ilaç salımını da kapsayan bütün bir prosedürün geliştirilerek oftalmoloji tedavilerinde etkin bir şekilde kullanımını hedefliyorlar. Bunlara ek olarak, geliştirilecek bütünleşik tedavi yönteminin vücudun farklı bölgelerine de uygulanma potansiyeli bulunuyor.<font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"></font></font></font></font></p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph"><strong>Kaynaklar:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"> <strong><a href="https://phys.org/news/2018-11-nanorobots-propel-eye.html">PHYS</a></strong>, <strong><a href="https://interestingengineering.com/tiny-robots-propel-through-human-eyeball-to-deliver-drugs">İNTERESTİNGENGİNEERİNG</a>,</strong> <strong><a href="https://www.seeker.com/robotics/tiny-robots-swimming-in-your-eye-could-provide-radical-new-treatments">SEEKER</a></strong>, <strong><a href="https://www.aao.org/eye-health/treatments/what-is-optical-coherence-tomography">AMERİCANACADEMYOFOPHTHALMOLOGY</a></strong>, <strong><a href="http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/makale/vucudumuza-ilac-tasiyan-kucuk-robotlar">BİLİM TEKNİK</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2019/04/13/vucudumuzda-ilac-tasiyan-nano-robotlar/">Vücudumuzda İlaç Taşıyan Nano Robotlar</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2019/04/13/vucudumuzda-ilac-tasiyan-nano-robotlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
