Genel Yaşam

Esnediğimizde Neden Gözümüz Yaşarır?

Tarafından yazılmıştır Halil Durmuş

Gözyaşları, gözümüz ün çukurunun dış üst boşluğunda, kaş kemiğinin hemen altında bulunan gözyaşı bezleri tarafından üretilir. Bu sıvı, gözlerimizi kırptıkça bir film tabakası şeklinde gözümüzün üzerine dağıtılacak dış etkenlerden korunmasına yardımcı olur. Kullanılan gözyaşı, gözümüzün iç köşesinde bulunan iki küçük kanal ile burun boşluğuna doğru tahliye edilir.

Esneme sırasında ağzımızın genişçe açılmasıyla gözlerimiz kapanma noktasına gelir ve göz çevresindeki yüz kasları kasılarak gözyaşı bezleri üzerinde basınç oluşturur. Basıncın etkisiyle, daha sonra kullanılmak üzere bekletilen gözyaşı göze doğru akmaya başlar. Aynı zamanda, esneme sırasında oluşan kasılma, Gözümüz göz yaşını tahliye eden kanalları da geçici olarak kapattığından fazladan gelen gözyaşının gözde birikmesine yol açar.

gözlerimiz
Esnediğimizde göz yaşarması

Gözyaşı kanallarımız normalden daha geniş ise ya da göz kuruluğu esneme sırasında gözleriniz yaşarmayabilir.

Neden esneriz?

Esnemek 2000 yıldır bilim insanlarının kafasını kurcalayan bir mesele. Bu konudaki yeni bir teori, tartışmalara son verebilecek mi?

Yorgunluk, sıkılma ya da bir başkasını esnerken görmek esneme nedenleri arasında sayılıyor. Peki, esneme vücudumuzda nasıl bir işlev görüyor?

Bu konudaki araştırmalarıyla bilinen Maryland Üniversitesi’nden psikolog Robert Provine 1980’lerde çalışmalarına ilk başladığında esnemeyi “hakkında en az bilgi sahibi olduğumuz en yaygın insan davranışı” olarak tarif ediyordu. Aradan geçen 30 yılda belki bir yanıta daha çok yaklaştık; ama uzmanlar arasındaki görüş ayrılığı devam ediyor.

Esnemeyle ilgili ilk araştırmayı 2500 yıl önce Yunan doktor Hipokrat yapmış ve esnemenin özellikle ateşli bir hastalık sırasında vücuttaki kötü havayı temizlemeye yardımcı olduğu sonucuna varmıştı. Bu görüş 19. yüzyıla kadar hakimiyetini korudu. Bu yüzyılda artık bilim insanları esnemenin nefes almaya yardımcı olduğu, vücuttan karbondioksitin atılıp kana daha çok oksijen girmesini sağladığına inanıyordu. Provine ise gönüllü deneklerine çeşitli gaz karışımları soluttuğunda bir değişiklik görmedi.

Birçok teori daha çok esnemenin ilginç olan bulaşıcı özelliği üzerinde duruyordu. Provine, “Karşılarında biri esnediğinde insanların yüzde 50’sinin de esneyerek karşılık verdiğini” belirtiyor. “Öyle bulaşıcı ki birinin esnediğini görmek, duymak, hatta sadece bu konuda okumak bile esneme eylemini tetiklemeye yetiyor,” diyor.

Kaynakça : BİLİM TEKNİK

Yazar hakkında

Halil Durmuş

1996 yılının Mart ayında Trabzon’da dünyaya geldim. Atatürk Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisiyim. Web sitemde ilgimi çeken konuları araştırarak yazılar paylaşıyorum.

Yorum Yap