Genel Uzay

Güneş Yelkeni

Tarafından yazılmıştır Halil Durmuş

Yıllarca süren bilgisayar simülasyonları, uçuş testleri ve tasarım iyileştirmeleri sonucunda LightSail 2 adlı uzay aracı sadece güneş enerjisini kullanarak yörünge değiştirmeyi başardı. LightSail 2 dört gün içerisinde yörüngede 2 km yükselerek Güneş’in ışık basıncıyla yörünge değiştiren ilk uzay aracı oldu. Japonya’nın IKAROS uzay aracı yörünge değiştiremese de güneş enerjisiyle hareket eden ilk uzay aracı olmuştu. LightSail 2 bundan daha iyisini kitlesel fonlamayla başardı. 2009’dan 2019’a kadar geçen sürede 7 milyon dolarlık fonlama için 100 ülkeden 50.000 kişinin desteğini alan proje, insanların güneş enerjisini kullanarak uzay yolculuğu yapabilmesini çabalıyor.

Bu tür araçların ışık hızının %20’sine yakın bir hızda seyredebilme kapasitesi var. Bu hızlarda Alpha Centauri’ye 20 yılda ulaşılabilir.

Lightsail 2 32 m2 büyüklüğünde kanatlara ve yaklaşık bir tost makinesi boyutlarında ana üniteye sahip. SpaceX uzay aracıyla uzaya gönderilen LightSail 2’nin başarısı çok daha büyük ve ağır uzay araçları için de umut ışığı oldu.

Öte yandan NASA Jüpiter’in uydularından Europa’ya 2023’te bir keşif aracı göndereceğini duyurdu. Europa’nın yüzeyinin büyük ölçüde buzla kaplı olduğu düşünülüyor. NASA bu görev ile Europa’da canlı yaşam formlarını aramak ve uydunun insan yaşamına uygun olup olmadığını keşfetmek istiyor. Jupiter’in 79 uydusundan biri olan Europa’nın buzumsu yüzeyinin altında canlıların bulunduğu su okyanuslarının olabileceği düşünülüyor.

MIT’den bir grup araştırmacının geliştirdiği okyanus altı sensörü pil olmadan çok düşük enerjiyle veri alışverişi yapabiliyor.

Su altında sıcaklık ölçümü ve yaşam takibi gibi amaçlarla kullanılması planlanan sistem piezoelectric rezonans devresiyle çalışıyor. Vericinin gönderdiği ses dalgaları su altında bulunan alıcıya ulaştığında alıcının önünde iki seçenek bulunuyor: ya dalgayı olduğu gibi yansıtmak veya yansıtmamak. Ses dalgasının yansıtılıp yansıtılmadığı başka bir alıcıyla ölçülerek ikilik tabanda 1 ve 0 olarak değerlendiriliyor (1 yansıtıyor, 0 yansıtmıyor) ve böylece bir iletişim sistemi kuruluyor. Kısa mesafelerde çalışan bu sistem, uzun mesafelerde de çalışacak şekilde geliştiriliyor.

Kim bilir, belki böyle bir cihazla Europa’nın buzla kaplı yüzeyi altında bulunan okyanusları keşfedebiliriz. Sistemin çalışma şeklini anlatan bir videoyu izlemek için:

Kaynakça: Techcrunch , MITNews , İnverse

Yazar hakkında

Halil Durmuş

1996 yılının Mart ayında Trabzon’da dünyaya geldim. Atatürk Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisiyim. Web sitemde ilgimi çeken konuları araştırarak yazılar paylaşıyorum.

Yorum Yap