<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Archives - Halil Durmus</title>
	<atom:link href="https://www.halildurmus.com/tag/bilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.halildurmus.com/tag/bilim/</link>
	<description>Official Website</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2020 08:04:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/06/1-HalilDurmusRetina-150x150.png</url>
	<title>Bilim Archives - Halil Durmus</title>
	<link>https://www.halildurmus.com/tag/bilim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yarasalar Virüsler İle Nasıl Baş Ediyor?</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/04/17/yarasalar-bu-kadar-cok-virusle-nasil-basediyor/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/04/17/yarasalar-bu-kadar-cok-virusle-nasil-basediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2020 08:04:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Coronavirus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Gen]]></category>
		<category><![CDATA[SARS]]></category>
		<category><![CDATA[Yarasalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=3313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarasalar yakın geçmişte yaşanan ve hayvandan insana bulaşan pek çok hastalığın başlıca sorumlusu kabul ediliyor. Ebola, SARS, Marburg, Nipah gibi virüslerin yanı sıra şimdi de Kovid-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsünün de yarasalardan kaynaklanmış olabileceği düşünülüyor. The Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışmada, araştırmacılar, Çin’de Covid-19’a yakalanan 9 kişiden izole ettikleri yeni coronavirüsün genom dizilerini analiz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/04/17/yarasalar-bu-kadar-cok-virusle-nasil-basediyor/">Yarasalar Virüsler İle Nasıl Baş Ediyor?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Yarasalar yakın geçmişte yaşanan ve hayvandan insana bulaşan pek çok hastalığın başlıca sorumlusu kabul ediliyor. Ebola, SARS, Marburg, Nipah gibi virüslerin yanı sıra şimdi de Kovid-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsünün de yarasalardan kaynaklanmış olabileceği düşünülüyor.</strong></p>



<p>The Lancet dergisinde yayımlanan bir çalışmada, araştırmacılar, Çin’de Covid-19’a yakalanan 9 kişiden izole ettikleri yeni coronavirüsün genom dizilerini analiz ettiler ve genetik dizilerin % 99,98’inden fazlasının aynı olduğunu buldular. Bu sonuç, virüsün kısa bir süre önce insana bulaştığını ortaya çıkardı. Eğer çok daha önce bulaşmış olsaydı. Virüslerin çoğalma hızı da göz önünde bulundurulduğunda, mutasyona uğraması ve gen diziliminde farklılıkların ortaya çıkması söz konusu olurdu.</p>



<p>İlk <a href="https://www.halildurmus.com/kuresel-kabus-covid-19/">Covid-19</a> vakalarının çoğu, çeşitli hayvanların satıldığı Çin’in Wuhan şehrindeki Huanan deniz ürünleri pazarında çalışan veya pazarı ziyaret eden insanlarda meydana geldi. Virüsün kökeni hakkında daha fazla bilgi edinmek için, Covid-19 virüsünün gen dizilimi, virüs gen dizilim veri bankasındakilerle karşılaştırıldı. En benzer gen dizilimlerinin yarasalardan kaynaklanan iki coronavirüste olduğu keşfedildi. Her iki coronovirüsün genetik dizilimi de%88 oranında Covid-19 virüsünün gen dizilimiyle benzerdi. Aynı zamanda Covid-19’un gen diziliminin SARS’a neden olan coronavirüsünkiyle %79, MERS’e neden olan coronavirüsünkiyle de %50 oranında benzer olduğu tespit edildi.</p>



<p>Bu sonuçlara dayanarak, bilim insanları Covid-19’un yarasalardan bulaştığını düşündü. Ancak deniz ürünleri satılan Huanan pazarında yarasa satılmıyordu. Bu nedenle virüsün insanlara iletilmesinde henüz tanımlanmamış başka bir hayvanın bir tür ara taşıyıcı olduğu kanısına varıldı.</p>



<p>Iowa Üniversitesinden mikrobiyolog Stanley Perlman’a göre yarasalar uzun zamandır bu virüslerin konakçısı ancak yarasalar hastalanmıyor! Yarasalar insanlarda öldürücü salgınlara eden olan bu virüslerle yaşamayı bağışıklık sistemleri sayesinde başarıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="690" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-1024x690.jpg" alt="Ağacın dalında asılı kalan bir yarasa" class="wp-image-3314" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-1024x690.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-300x202.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-768x517.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-1536x1035.jpg 1536w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-2048x1380.jpg 2048w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-810x546.jpg 810w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/296-1140x768.jpg 1140w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p></p>



<p>Çin’de 15 yıldır hayvanlardan insanlara geçen hastalıkları araştıran EcoHealth Alliance Başkanı Dr. Peter Daszak, bu salgının kaynağını henüz tam olarak bilmemekle birlikte yarasadan (hatta nalburunlu yarasa türünden) geçtiğine dair kanıtlar olduğunu söyledi.</p>



<p>İnsanda hastalığa neden olan ve Afrika, Malezya, Bangladeş ve Avustralya’daki salgınların kaynağı olan Marburg, Nipah ve Hendra virüslerinin kaynağı da yarasalar. Ayrıca, Ebola virüsünün de doğal taşıyıcısının yine yarasalar olduğu düşünülüyor. Yarasalar kuduz virüsü de taşıyor ama bu virüsten kendileri de etkileniyor!</p>



<h5 class="wp-block-heading">Yarasaların bu virüslere karşı diğer memelilere nazaran toleranslı olma üstünlükleri onların oldukça ayırt edici özelliğinden biri. </h5>



<p>Yarasaların nasıl bu kadar çok virüs türünü taşıdığı ve hastalanmadan onlarla birlikte yaşamlarını sürdürdüğü bilim dünyasını meşgul eden soru. Bu sorunun yanıt bulmasında öne çıkan yeni bir araştırma, yarasaların tek uçan memeli olmalarının bağışıklık sistemleri üzerinde de etkili olabileceğini söylüyor. </p>



<p>Çin ve Singapur’dan araştırmacıların yer aldığı ve 2018 yılında Cell Host and Microbe dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, yarasaların uçarken ihtiyaç duydukları enerji o kadar fazla ki bu enerji ihtiyacı vücutlarındaki hücreleri yıkıma uğratıyor. Serbest kalan DNA parçacıkları vücutlarının çeşitli bölgelerinde bulunabiliyor. Yarasalar da dâhil olmak üzere, memeliler, bu çeşit DNA parçacıklarını hastalığa sebep olan organizmaların istilası olarak algılayabiliyor. Bunlara tepki verebiliyor. Fakat araştırmada yarasaların bu algılama yeteneklerinin vücutlarında uçma sırasında gerçekleşen yıkımdan dolayı diğer memelilerdeki gibi işlemediğinden söz ediliyor. Araştırmacılara göre, bu durum, yarasaların bağışıklık sistemini virüslere karşı aşırı tepki göstermekten alıkoyuyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ara Taşıyıcı Pullu Karıncayiyen mi?</h3>



<p>Çinli bilim insanları salgının ilerleyen günlerinde yarasadan insana coronavirüs bulaşmasında, ara taşıyıcının nesli tükenmekte olan pullu karıncayiyen (pangolin) olabileceğinden şüphelendiler, bu konuda araştırmalar hâlâ devam ediyor. Birçok hayvan, virüsleri diğer türlere taşıma kapasitesine sahip ve yaban hayat kaynaklı coronavirüsün neredeyse tüm türleri de insana bu yolla bulaşabiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="602" height="338" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/297.jpg" alt="Koronavirüs yarasadan insana pangolin aracılığıyla bulaşmış olabilir" class="wp-image-3315" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/297.jpg 602w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/04/297-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 602px) 100vw, 602px" /></figure>



<p></p>



<p>Güney Çin Tarım Üniversitesindeki bilim insanları; 1000’den fazla yabani hayvandan aldıkları örnekleri test ettikten sonra, pullu karıncayiyende bulunan coronavirüsün genom diziliminin, %99 oranında salgına neden olan cornavirüsünkiyle aynı olduğunu tespit ettiler. Ancak başka uzmanlar bu bulguya daha temkinli yaklaşıyor. Örneğin, Cambridge Üniversitesi Veterinerlik Bölüm Başkanı James Wood; taşıyıcı hayvanlar üzerindeki araştırmaların önemli olduğunu ve sonuçların uluslararası incelemeler için yayınlanması gerektiğini söylüyor. Ancak sadece viral RNA’larda bulunan %99 oranında dizilim benzerliğinin kamuoyuna açıklama yapmak için yeterli bir bilimsel kanıt olmadığını söylüyor. Araştırmacılar, şu an her ne kadar imkânsız görünse de asıl suçlunun kesin olarak ortaya çıkarılması için kapatılmış olan pazarda satılan her bir hayvanın incelenmesi gerektiğini söylüyor.</p>



<p>Bu salgın için çok geç olsa bile, coronavirüsü taşıyan ve insana bulaştıran hayvanı tespit etmek. Gelecekte hastalığın tekrar ortaya çıkmasını engellemek açısından büyük önem taşıyor. Paris, Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezinden araştırmacı Francois Renaud; potansiyel olarak insanlara virüs bulaştırma riski olan tüm hayvanların takip listelerinin oluşturulmasının potansiyel salgın hastalıkları önlemede rol oynayacağını belirtiyor.</p>



<p><strong>Kaynakça</strong>: <strong><a href="https://www.livescience.com/new-coronavirus-origin-bats.html">Livescience</a></strong>, <strong><a href="https://www.sciencedaily.com/releases/2020/03/200326144342.htm">Sciencedaily</a></strong>, <a href="https://tr.euronews.com/2020/04/10/arast-rma-koronavirus-yarasadan-insana-pangolin-arac-l-g-yla-bulasm-s-olabilir"><strong>Euronews</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/04/17/yarasalar-bu-kadar-cok-virusle-nasil-basediyor/">Yarasalar Virüsler İle Nasıl Baş Ediyor?</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/04/17/yarasalar-bu-kadar-cok-virusle-nasil-basediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Hücrelerinde Yeni Bir İletişim Şekli</title>
		<link>https://www.halildurmus.com/2020/01/18/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli/</link>
					<comments>https://www.halildurmus.com/2020/01/18/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Durmuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jan 2020 15:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Nöralİletişim]]></category>
		<category><![CDATA[TitreşimDalgaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.halildurmus.com/?p=2620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim insanları, beyin dokusunda daha önce bilinmeyen bir nöral iletişim şekli tanımladılar. The Journal of Physiology dergisinde yayımladıkları çalışmaya göre; Bu nöral iletişim, beyin dokusunun bir bölümündeki nöronlardan başka bir bölümdeki nöronlara arada herhangi bir bağlantı olmadan sağlanabiliyor. Keşif, nöronların birbiriyle sinaps ve aksonlar ya da geçit bağlantıları gibi bilinen bilgi aktarımı mekanizmalarından farklı bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/18/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli/">Beyin Hücrelerinde Yeni Bir İletişim Şekli</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bilim insanları, <strong><a href="https://www.halildurmus.com/?p=2299">beyin</a></strong> dokusunda daha önce bilinmeyen bir nöral iletişim şekli tanımladılar. The Journal of Physiology dergisinde yayımladıkları çalışmaya göre;</p>



<p>Bu nöral iletişim, beyin dokusunun bir bölümündeki nöronlardan başka bir bölümdeki nöronlara arada herhangi bir bağlantı olmadan sağlanabiliyor. </p>



<p>Keşif, nöronların birbiriyle sinaps ve aksonlar ya da geçit bağlantıları gibi bilinen bilgi aktarımı mekanizmalarından farklı bir şekilde iletişim kurdukları konusunda yeni radikal görüşler gündeme getiriyor. Amerika Birleşik Devletleri, Case Western Reserve Üniversitesi&#8217;nden biyomedikal mühendisi Dominique Durand. Kendiliğinden yayılan bu dalgaların beyindeki tamamen yeni bir iletişim şekli olduğunu düşündüklerini ve çok heyecanlı olduklarını söylüyor. </p>



<h5 class="wp-block-heading">Daha önce de bilim insanları bilinenden fazla nöral iletişim olduğunu tahmin ediyordu.</h5>



<p>Gene aynı şekilde, beynin korteks ve hipokampus bölgelerinde uyku sırasında görülen nöral titreşim dalgalarının da farkındaydılar. Bu titreşim dalgalarının yeni öğrenilenlerin ya da deneyimlerin uzun süreli hafızada depolanması için gerekli olduğunu düşünen bilim insanları olsa da diğer bilim insanları için bu dalgalar hâlâ gizemini koruyan bir muammaydı. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="685" height="269" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/129.jpg" alt="Nöral iletim" class="wp-image-2623" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/129.jpg 685w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/129-300x118.jpg 300w" sizes="(max-width: 685px) 100vw, 685px" /></figure>



<p>Sonunda Durand ve ekibi laboratuvar ortamında fare beyninin hipokampus bölgesinden çıkarılan dilimlerdeki yavaş titreşim aktivitesini inceleyerek bu yavaş titreşim dalgasının komşu hücreleri etkinleştiren bir elektrik alan oluşturduğunu gözlemlediler. Bu sayede, kimyasal sinaptik iletişim ve geçit bağlantıları olmadan bir tür nöral iletişim söz konusu oluyor. Durand, bilim insanlarının bu dalgaların varlığından uzun zamandır haberdar olduğunu bildiğini ancak işlevlerinin kimse tarafından bilinmediğini, ayrıca o ve ekibinin öne sürdüğü gibi bu dalgaların kendiliğinden yayılabileceklerine de kimsenin inanamadığını söylüyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/131.jpg" alt="" class="wp-image-2624" width="358" height="179" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/131.jpg 750w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/131-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 358px) 100vw, 358px" /></figure>



<h5 class="wp-block-heading">Durand, kırk yıldır üzerine çalıştığı hipokampusun hâlâ kendisini şaşırtmaya devam ettiğini belirtiyor.</h5>



<p>Durand, ekibiyle birlikte, titreşim dalgasının beyin dokusu diliminde yaptıkları bir kesikboyunca sıçradığını gözlemlediği bir dizi deney sırasında şaşkınlığının doruğa ulaştığını söylüyor. </p>



<p>Sonuç olarak, ortaya çıkan bu durumun yalnızca elektrik alan bağlantısı ile açıklanabileceğini düşünüyorlar. Sinir hücrelerinde böyle bir dalga davranışı daha önce hiçbir bilim insanı tarafından gözlemlenmemiş. Bu sonuçlar öyle şaşırtıcıydı ki The Journal of Physiology dergisinin değerlendirme komitesindekiler çalışmanın yayımlanmasına onay vermeden önce. Daha ileri düzey deneylerin yapılmasını ve 2 ya da 3 kez daha tekrar edilmesini talep etmişler. Durand kontrol amaçlı yaptıkları her deneyin önceki sonuçları onayladığını söylüyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/128.jpg" alt="Beyin Hücrelerinde Yeni Bir İletişim Olabilir mi?" class="wp-image-2625" srcset="https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/128.jpg 1024w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/128-300x169.jpg 300w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/128-768x432.jpg 768w, https://www.halildurmus.com/wp-content/uploads/2020/01/128-810x456.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Araştırmacılar bu garip nöral iletişim biçiminin insan beyninde de olup olmadığını anlamak için çok daha fazla araştırma yapmayı planlıyor.</p>



<p><strong>Kaynakça: <a href="http://www.bilimteknik.tubitak.gov.tr/makale/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli">Bilim ve Teknik</a></strong> ,<strong><a href="https://www.sciencealert.com/neuroscientists-say-they-ve-found-an-entirely-new-form-of-neural-communication">Sciencealert</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.halildurmus.com/2020/01/18/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli/">Beyin Hücrelerinde Yeni Bir İletişim Şekli</a> appeared first on <a href="https://www.halildurmus.com">Halil Durmus</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.halildurmus.com/2020/01/18/beyin-hucrelerinde-yeni-bir-iletisim-sekli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
